Şimdi heyhat , eski " saat" le beraber akşam da fecir de bitti. Ve birçoklarımızı güneş , yeni ve acayip bir uykunun ateşlerinden , elleri kilitli , ağız çarpılmış , bacaklar bozuk çarşaflara dolanmış , kıvranırken buluyor. Artık geç uyanıyoruz. Çünkü hayatımıza sokulan yeni ve fena günün eşiğinde çömelmiş , kin , arzu , hırs , ve haset sürülerinin bizi ateş saçan gözlerle beklediğini biliyoruz. Artık fecri yalnız kümeslerimizdeki dargın ve mağrur horozlara bıraktık.