Gönderi

Kimsenin kimseye baskı, zulüm yapmaya hakkı yoktu sözde. Ama en büyük baskıyı, dev­letin en güçlü olduğu hapishanelerde bizzat yine dev­letin kendisi yapıyordu. Dört yüze yakın bir hüküm­lü ve tutuklu kalabalığını tıkabasa doldurarak ... Asla­nı kediye boğdurarak ... Ve bütün bunlar, savaş halindeki bir ülkenin tut­sak edilmiş kampında geçmiyordu. Para babalarının çılgınca eğlendiği, kayak yaptığı, boyalı basında, med­yada dedikodularıyla yer aldığı, sağlıklarına sağlık kat­tıkları güzelim Uludağ otellerinin hemen birkaç yüzmetre aşağısında, Bursa Hapishanesi'nin ünlü Muvak­kat Koğuşu'nda oluyordu; ve hemen her gün yaşanı­yor, tekrarlanıyordu. Yıl 1984'tü.
Sayfa 91
Edebiyat
·
2 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.