KARA PRİZMA || YORUM
7/10
·728 syf.··
2020 130. kitabı
#masaldankitaplik Dün Kara Prizma’yı bitirdim ve bayıldım. Gerçekten okuduğum en farklı kurgulardan biriydi. Bir kere yazar tüm kalıpların dışına çıkarak bambaşka bir yola adım atmıştı. Kötü adam karakterini bildiğimiz kalıptan çıkarıp iyi adam rolüne sokmuştu. Kitaptaki bazı yerlerde öyle şaşkınlığa uğradım ki anlatamam. Resmen beni şoka uğrattı yazar. En sevdiğim kısımlardan biri ise fizik ile ilgili olmasıydı. Kısaca konusundan bahsedeyim isterseniz. Üç tane başkarakterimiz var. Birisi Kip, diğeri Gavin Guile yani namı diğer Lord Prizma ve Kara Muhafız olan Karris Beyazmeşe. Bu evrende bazı insanların renkleri emebilme gücü bulunuyor. Böyle insanlara ise Işıktar deniyor. Mesela bazı insanlar Kırmızıyı, bazıları mavi rengi emip büyüye dönüştürüyor. Ancak her ışıktar tüm renkleri ememiyor. Tüm renkleri emebilen insanlar ise Prizma oluyor ki her nesilde sadece 1 tane prizma oluyor. Gavin de bu çağın prizması. Prizmalar halkın dini lideri ve imparatorluk görevini üstleniyorlar. Ancak Prizmaların ömürleri çok kısa. Her 7 senenin başında ölme riski içinde oluyorlar. Dolayısıyla tüm planlarını 7 senelik yapıyorlar. Ülkenin yönetimiyse 7 satraplığa ayrılmış ve hepsi merkeze yani Kromerya isimli bölgeye bağlı durumda. Bir de Orholam adında inandıkları tanrıları var. O konuda ise çok fazla bağnazlık olduğunu söyleyebilirim. Bir de ülkeyi koruyan kara muhafızlar var. Her ışıktar kara muhafız olamıyor. Belli başlı şartlar gerekiyor. Gelelim Kip’e. Kip ise Rekton adındaki küçük bir kasabada babasız büyüyen 15 yaşında bir gençtir. Annesiyse alkolik, bağımlı yani Kip’e faydasından çok zararı dokunan bir kadındır. Kitabın başlangıç noktası Rekton kasabasını yok etmeye gelen Rask Garadul’dan kaçmaya çalışan Kip’i anlatıyor. Bir de Gavin karakterimizin başından geçenler var elbette. Bir gün ansızın bir oğlunun olduğunu öğrenen Gavin, kalan 5 yılı için yaptığı planı mı yoksa oğluna mı öncelik vermeli karar veremiyor. Anladığınız üzere Kip Gavin’in oğlu. Okurken bazı noktalarda aklımda kocaman soru işaretleri kaldı. Çünkü yazar kitabın içinde geçen bilmediğimiz şeylerin açıklamasını anlatmak yerine arkadaki sözlük kısmına yazmıştı ki bence bu büyük bir eksiklikti. Kitapta bir kısım vardı ki beklediğimden çok daha küçük çaplı bir şekilde yazılmıştı bence. Oluşturulan dünya kusursuz değildi, bazı eksiklikleri vardı. Mesela hala anlayamadığım noktalar bulunmakta. Umarım serinin devam kitaplarında açıklığa kavuşturabilir yazar. Ayrıca kitabın kurgusunun soyut olmasından kaynaklı olarak bazı şeyleri gözümde tam canlandıramadım. Daha önce böyle bir kitap okumadığımdandır belki de. Ama gerçekten hiçbir kitaba benzetememdim Kara Prizma’yı. Oldukça özgün, kendini okutan ve benimseten bir kitaptı. Tüm bunlara rağmen okurken çok keyif aldığımı ve devam kitabını okumak için sabırsızlandığımı söyleyebilirim. Özellikle o son heyecanımı daha da tetikledi diyebilirim. En sevdiğim karakterler Karris ve Kip oldu. Kip karakterini nedensizce çok sevdim. Ruh hali bazen sinir bozucu olsa da yaptıklarına hak vermedim değil. Karris’i de gerçekten çok sevdim. Ani kararları ve biraz da dobra, gözü kara olması beni gülümsetti. Bu tavırları Kara muhafız olmasından kaynaklı elbette. Liv ise her kitapta illa bulunan fedakarlık yapmaya çalışırken daha çok ortalığı batıran bir karakterdi ki acayip sinir bozucuydu. Gavin ise tam anlamıyla mükemmel olmasa da iyi olmaya çalışan bir karakterdi, bu çabasını da takdir ettim. Kitapta bazı noktalarda eminim ki sizin de kafanız çok karışacak çünkü bildiğinizi sandığınız şeyleri bilmediğinizi göreceksiniz, resmen her şey altüst oluyor. Ama size söyleyebileceğim tek şey bu kitabı okumanız gerektiği. Gerçekten de okuduğuma pişman olmadığım güzel bir kitaptı. Ancak içeriği ve kurgusunun biraz ağır olması itibariyle büyük yaştakilere önerebileceğim bir kitap. Şimdilik bu kadar. Kendinize çok iyi bakın, kitapla kalın! Puanım 4/5
1000Kitap
Kara PrizmaBrent Weeks · İthaki Yayınları · 2019178 okunma
·
114 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.