Zülfü Livaneli yazarlıkla popüler olmuş değil ancak popülerliğini yazarlığına eklemleyebilmiş birisi bana göre. "Leyla'nın evi" kitabı da bu durum için bir istisna oluşturmuyor (keza oyunu da kötü bir oyundu ancak bu ayrı).
Şimdi bir kere işlediği konuyu anlatmak için bu uzunlukta bir kitap gereksiz. Okuyucu yer yer plakta takılı kalmış bir pikapı düzeltmek için iğnesini kaldırmak gerektiği gibi kendisini zorlamak durumunda kalıyor. Özellikle kimi kısımlar bariz biçimde eklektik. Ana yapıya uymuyor, bir amaca da hizmet etmiyor. "Ha tamam güzelmiş" ya da benzeri hisleri duyumsuyoruz ancak bu hikayenin bütününe ne şekilde hizmet ediyor bilmiyoruz. Bu kadar popüler olmasının sebebini de edebiyat lobisi ve müzik ile siyasetten gelen popülerliğine bağlıyorum. İddia ediyorum bu kitabı başka bir yazar ismiyle okuyan kimse beğenmez. İlk kez ZL okumaya başlayan biri "bu muymuş" diye hayal kırıklığına uğrar.
Peki neden 2 değil de 5 yıldız verdim? Çünkü kitapta (eklektik olsa da) çeşitli hoş bilgiler var ve Leyla'yı da karakter olarak sevdim. Bunun dışında ciddi bir zaman kaybı ve pazarlama başarısı olması dışında dikkate değer bir eser olarak görmüyorum. Edebiyatla uzun süredir haşır neşir olan ve ana akım baskısından etkilenyen herkesin böyle düşüneceğine inanıyorum.