5/10
·120 syf.··
2020 9. kitabı
"Santiago Nasar, yaptığı kötülüğün kefaretini ödemiş, Vicario kardeşler erkekliklerini kanıtlamışlardı, aldatılan kız kardeşde namusunu yeniden kazanmıştı. Her şeyini kaybeden tek kişi Bayardo San Roman olmuştu." . Cahil bir kasaba, bencillik, korku ve sevgisizlik dolu. Bile bile işlenecek olan cinayet karşısında tamamen susmaları akıl almaz derece de çirkinlik besliyor. Kitap, Santiago Nasar'a karşı işlenilen bir cinayetle ilgili ve daha kitabın ilk satırında bunu yazar açıkca belli ederek, olay örgüsünü sondan başa çekmiş ve heyecan katmak istemiştir. (bunu başarabildiğini düşünmüyorum) Santiago Nasar'ın Vicario ikizlerinin kız kardeşine tecavüz de bulunması ve ikizler tarafından dehşet verici bir şekilde öldürülmesi anlatılıyor. Herhangi bir kanıt yokken, tüm kasabaya Vicario kardeşler Nasar'ı öldüreceğini yaymışken kimse Nasar'a bir şey söylemeyip öldürülmesini bekliyor. Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın misali. Tamamiyle günümüzde de "namus davası" meselesini duyuyoruz. Kitapta da bu şekilde dile getirilmiş. Kız kardeşin tecavüze uğraması ve daha sonrasında zengin bir erkekle evlendirilmesi fakat evlendiği gece kocasının, kadını babasının evine bakire olmadığını söyleyerek geri getirmesi ve annesinden öldürüyesiye dayak yemesi... Namusu kadınlara yükleyip iki bacak arasında olarak düşünen toplum ve Vicario erkek ikizler, ailesinin namusunu ve kendi şeref ve onurlarını temizlediğini düşünerek Nasar'ı feci şekilde öldürmesi... Kitapla ilgili kafamda hala soru işaretleri çok fazla. Sadece asla Nasar'ın durumunu savunmuyorum. Canımı sıkan nokta ise toplumun her şeye ama her şeye susması. Hiçbir şeyi sorgulamaması, namusu kadınlara, şeref ve onuru erkeklere yüklemesi. . Pek okunmaya değer olduğunu düşünmesem de, toplumsal normlara kafa yormak isteyenler için çerezlik bir kitap diyebilirim. 117 sayfa olan bu kitap, sanırım gün içinde birkaç saate okunabilir
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202095,4bin okunma
·
3 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.