Puan vermedi·183 syf.··Beğendi
· Yoksul bir ailede yetişen Zeze' nin kendi anlatımıyla yaşadığı üzüntüleri, bu üzüntülere ve acılara karşı hayal gücüyle baş edebilme gücünü bizlere anlatıyor. Zeze, cevresindekilerinin deyimiyle tam bir zeka küpüdür. Okuma yazmayı dahi kendi başına öğrenmiştir. Beş yaşında olmasına rağmen altı yaşındakiler gibi okula başlamıştır ve sınıfının en başarılı öğrencisidir. Yetişkinlere mahsus tüm sıkıntıları çocuk haliyle yetişkinlerden daha iyi anlayabilme yeteneğine sahiptir.
Ancak Zeze' yi ailesinde kimse anlayamaz (Ablası Gloria dışında). Onun haylaz ve haşarı bir çocuk olduğunu söyleyip her defasında Zeze ye dayak atarlar. Ancak Zeze' nin yaptıklarını doğru bir şekilde tahlil edemezler ve onu suçlamak kolaylarına gelir.
Zeze' yi ailesi anlamasa da o kendine kendini anlayacak kişileri bulur. Bunlardan birincisi sokaklarda şarkı söyleyen ve siir okuyan Aerovaldodur. Ikincisi bahçelerinde bulunan bir seker portakali fidanıdır. Bu fidana Minguinho adını vermiştir. Üçüncüsü de Portekizli Manüel Valaderestir.