283 syf.
·Beğendi·10/10
Selamın hello cicim .. Az önce sitede gezinirken bir takım arkadaşlarımızın ( Lafın gelişi!) kaleme aldığı sözümona antikapitalist iletileri gördüm ..Bilmem nerelerimle güldüğüm ve manifesto kürküne sarmalanmış , ataerkil toplum kafası içinde ele alınan bu iletilerde, yirmilik hatunlar kimi dizi ve filmlerde başrol alıyorlarmış da yaşları otuz - kırkı gördüğünde bunların esamesi okunmuyormuş ..Kapitalist sistem bunları sömürüp bir kenara atıyormuş falan fistan .. Bunları söyleyen arkadaşlar misal bir zamanlar atv isimli kanalda yayınlanan İkinci Bahar isimli dizide kimler başrol almış bir kez açıp bakmışlar mı acaba ? Düşen değer yargıları ve yozlaşan toplumun bugüne gelmesinde kimler başat rol alıyorlar , kimler bu işte mesul falan bunları hiç araştırmışlar mı aynaya bakıp demek istiyorum ama gerek yok .. Esasında böylesi bir girizgaha da gerek yok .. Sözde İstanbul sözleşmesi yerilecek .. Bu arada insanlar takır takır ölmeye başlayınca akıllarına kadın denen kavramı getiren her iki tarafa da karşıyım .. Her neyse .. Muhabbet antikapitalist eleştiri denilince okuduğum bu romana dair bir kaç kelam da ben edeyim dedim .. Çünkü bu kitap bu tanımın TAM AMA TAM OLARAK KARŞILIĞI ..

Bilmiyorum şu an için deli dumrul kıvamında arkamdan gavur kovalarcasına yazdığım bu incelemeyi günceller miyim .. Ben arkaya bir DAVARO soundtracki açayım da ..Ne olacaksa olsun .. Evet ! Bu parçayla yaptığım tanıtımlar pek hayırlara vesile olmuyor .. Buyrun siz de dinleyin ..

https://www.youtube.com/watch?v=X8Lpnl1YTPE

Arkadaşım .. Türk oto sanayi literatürüne ve ikinci el araç piyasasına damga vurmuş muhteşem bir atasözümüz , bir vecizemiz var bizim .. Nedir o ? Söyleyeyim hemencik !!

"ALIRSIN FORD OLURSUN LORD! "

İşbu kitap Ford trademarkı ile piyasada at koşturmuş , zamanın Amerika'sında bir Sabancı , efenime söyleyeyim bir Vehbi Koçmuşçasına sermaye ve yatırım ortamlarının ballı kaymağını hüpürdetip, dolarlardan oluşmuş merdivenleri beşer onar çıkmış sanayi devi Henry Ford' un yaşam hikayesini anlatıyor .. Şimdi ağzına biberler sürüp susturmak istediğim bir kısım kardeşim diyebilirlerki banane ulan ! Kuzu kurdun, yol Ford'un .. Hayır güzel kardeşim .. Bu kitap, bir "aldım verdim - ben seni yendim!" iskeleti üzerinden ilerlemiyor .. Daha önce de sizlere Upton Sincalir 'in gıda sektörü üzerine yazdığı Şikago Mebahaları kitabını tanıtmıştım .. Okumayan varsa muhakkak alsın okusun o kitabı .. Tüyü bitmemiş Kürk Mantolu Madonna perver Sabahattin Ali sever kardeşlerimiz Petrol diyecekler ama okunması gereken öncelikli iki kitap bu ve Şikago Mezbahaları.. Gelin azıcık size ondan bahsedeyim ...Yani Henry Ford'dan... Holivudun güzellemesi ile Ford vs. Ferrari izleyenler vardır muhakkak aranızda .. Ama club sandviç kafa yapısı ile iki işçi ailesi arasına sokuşturduğu milyonluk "KANLI YEŞİL BANKNOTLARIN" hikayesini oralarda bulamazsınız .. "Eziliyoruz , açız , bu devran böyle dönmez , sendikal haklarımızı isteriz" diyenlerin SERMAYENİN OLUŞTURDUĞU- YETMEYİP SİLAHLANDIRDIĞI PARAMİLİTER YAPILAR VE AMERİKAN PİYADE TÜFEKLERİ İLE godomanların emrinde el pençe divan duran polis gücü ile nasıl susturulduğunu o filmde bulamazsınız .. Biliyorsunuz ki ben size okuduğum kitapları tanıtırken asla spoilerlı tarlalara bilet kesmiyorum .. Kitaba dair "tanıtım" SADECE bu kısımdır .. Kitabı okuyacaklar böyle buyursunlar ... Bilin ki okuyacak olduğunuz kitabın içerisinde ama az ama çok bu kısımlardan da izler göreceksiniz ..

Efenim .. Muazzam bir imparatorluk kurmayı başaran Ford , üretim sisteminde kendinden önce yollara düşenlerin başarı olarak adlandırılacak olan olgularının bir adım daha önüne geçmeyi başardı .. Detroit ' te bir çiftlikte doğan , tek sınıflı bir okulda okumuş ve küçük yaşta makine atölyelerinde çalışmaya başlamış Ford , burada içten yanmalı motor prensibini öğrenmişti .. İlerde üreteceği araçlarda kullanacağı bu motorlar , o dönemde sanayinin pek çok alanında zaten kullanılmaktaydı .. Ford' un yatırım alanında yaptığı mucizevi atak, kullandığı ve geliştirdiği motorun yakıtı olarak benzini seçmesiydi .. Geliştirdiği motoru bir atlı arabanın kasasına monte etti .. Araç çalıştı .. Burdan elde ettiği para ile bir ikinci , sonrasında bir üçüncü araç geldi .. Henry Ford henüz paranın kokusunu tam alamadığı dönemlerde yaptığı bu araçları halk aracı olarak tasarlamaktaydı .. Bu arada bugün hepimizin bildiği ve sahibinden.com 'da hülyalarla baktığımız Dodge Viper'ları üreten şirket de araç üretmekteydi .. Yani rekabet de söz konusu idi .. Dodge 'un aksine milyonerlere değil halka hitap etmeyi kafaya koymuş ve "sürümden kazanalım bizim olsun MAYK!" mantığını motto edinmiş Ford, en sonunda T modeli adını verdiği bir modeli seri üretime geçirmeyi başardı .. Bu modeli üretmeyi sürdürdüğü 19 yıl boyunca tam 17 MİLYON araç satmayı başardı ki bu sayı o dönem için tüm dünyadaki otomobil sayısının kabaca YARISINA tekabül etmekteydi .. Sürümden kazanç mantığı ile üretilen bu otomobilin bunca ucuz olmasının tek sebebi pek tabiidir ki tekörnek olması değil aynı zamanda üretim planlaması ve montaj hattıydı .. Ford, mezbaha sisteminde kullanılan etleri bir kesiciden diğerine aktaran yürür platformu fabrikasyon sistemine entegre etmeyi başarmıştı .. Böylelikle o denli hızlı ve verimli üretim olanağına sahip oldu ki dakikada 2 -yazıyla iki -otomobil yapabilecek duruma evrildi .. Söz konusu otomobil olunca vites topuzundan direksiyona , camdan tekerleğe kadar pek çok değişken var .. Otomobil sektöründe neredeyse tekel olan Ford sizce bu sanayi alanındaki aracıları aradan çıkarmak için boş durdu mu sanıyorsunuz ?!? Pek tabii HAYIR !! 1927 yılına gelindiğinde, Ford yük gemileri Superior Gölü kıyısındaki Ford demir ocaklarından demiri , Kentucky' deki Ford demir ocaklarında ergiten kömür ocaklarına getirmekteydi .. Tüm bunlar oladursun , Ford cam ve lastik fabrikaları da tıkır tıkır çalışıyordu .. Kendisine ait 290 bin hektarlık ormandan getirilip araç içi döşeme için kullanılan keresteleri saymıyorum bile .. Bakın tüm bunları bir kenara koyun .. Ford henüz tüm bunları elde etmezden evvel Dodge Motors ile ortaklıktan çıktığı dönemde işbu şirkete ödediği tazminat kaç dolar bilmek ister misiniz ? O günün , yani 1920lerin parası ile TAM 27 MİLYON DOLAR !!! Ford' un sonrasında 2. Dünya Savaşı ile fabrikalarını tank ve top üretimi için tekrar organize edip paraları nasıl cukkaladığını varın gelin siz düşünün ..Şimdi buralara kadar anlattık bebişler.. Bu üretim sürecinde prim sistemi ile başlayıp , dakikada 2 otomobil üretir hale gelmiş bir kapitalistin bu sayıyı 1 dakikaya indirmek istemeyeceğini düşünmek için hangi cenaha mensup olmamız gerekiyor siz düşünesiniz! Piyasaya sürülen bu "mal" ile gelen tüketim çılgınlığını , bu çılgınlığın makineleşme ile şaha kalkan üretim safhasında katalizörü olup - gerçi katalizör de denmez ama - '920 lerde BÜYÜK BUHRAN ile kenara süpürülüveren işçi kesiminin halini , işsizliği ; öncesinde işçilerim sendika kurabilir diyen bir işverenin sonrasında sendika diyen herkesin imtina ile gözünü oydurduğunu , Amerikan halkının gözünde bir Amerikan Rüyası olan Henry Ford'un işbu rüyaların bir numaralı KARABASANI olduğunu adını verdiğim o filmde değil, ancak bu kitapta bulursunuz.. Daha öncesinde Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları isimli kitaba yazdığım tanıtımda da belirtmiştim .. TARİH , GÖZÜ DOYMUŞ BİR TEK KAPİTALİST DAHİ KAYDETMEMİŞTİR BUGÜNE DEK !