·696 syf.··Beğendi
···Okunma: 29 Ağustos 2020 14:00 "SULTAN"'I ÖLDÜRMEK
Başta kitabın ismini asıl cinayetimize bağlayamamıştım. İsme tek taraflı bakmıştım. Halbuki isim gayet yerli yerince koyulmuş, zamanla anladım.
Ahmet Ümit'in daha önce İstanbul Hatırası kitabını okumuştum ve yazarın yaptığı ters köşeyi uzun bir müddet sindirememiştim. Bu kitabı okuyunca daha iyi anladım ki ters köşe yapmak Ahmet Ümit'in mottosu olmalı.
Kitap kalıpların dışına çıkmaya bayılan ünlü tarih profesörü Nüzhet Özgen'in öldürülmesiyle başlıyor. Ve aynı saatte olay mahallinde hazır ve nazır bulunan ana kahramanımız tarih profesörü Müştak Serhazin ile birlikte uzun bir yolculuğa çıkıyoruz . Hakikaten bir hayli uzun 500 küsür sayfa kadar.
Kitap boyunca önümüze sayısız şüpheli çıkıyor ve neredeyse hepsinin suçlu olabileceğine ikna olmuşken aklandığına şahit oluyoruz. Ahmet Ümit aslında basit bir cinayeti o kadar süslüyor, hikayeye o kadar insanı dahil ediyor ki insanın zihninde tonla senaryo oluşuyor.
Kitap tarih profesörleri etrafında dönünce doğal olarak Fatih Sultan Mehmet ve İstanbul'un Fethi ile alakalı bir çok tarihî bilgiyi de hikayemiz ile paralel biçimde öğrenmiş oluyoruz.
Kitapta bir başka hoşuma giden şey ise psikolojik füg hastası olan Prof.Dr. Müştak Serhazin'in iç konuşmaları oldu. O dengesiz hali konuşmalarıyla çok iyi yansıtılmıştı.
Velhasıl güzel bir polisiye romanıydı. Polislerimizde tanıdık ;)