#masaldankitaplik
Kitabı bitirince sıcağı sıcağına yorumunu girmek istedim. Kitap tek kelimeyle harikaydı. Neredeyse gün içinde bitirdim. Kapağı da bence çok hoş ve etkileyici olmuş. İlk sayfalarından pek bir şey anlamayıp biraz sıkılsam da ilk 30 sayfadan sonra inanılmaz sardı. Tam bir gerilim filmi havasındaydı ki uzun zamandır bu tarz kitap okumadığım için aşırı severek okudum. Okurken resmen tüm sahneler gözünüzün önünden geçiyor. Yazar o kadar betimleyici ve gerçekçi yazmıştı ki hayran kaldım. Sonunu her ne kadar tahmin etsem de sonuna gelene kadar olanlar beni çok heyecanlandırdı. Kısaca konusuna değinecek olursak baş karakterimizin ismi Jonas Taylor. Kendisi bir derin sularda araştırma uzmanı gibi bir şey. Mariana çukurunda Challenger Deep için bir denizaltıyla dalış yapan baş karakterimiz ve arkadaşları çukurda çok uzun yıllar önce türünün tükendiği düşünülen bir köpek balığı türü olan Megalodon’un denizaltına saldırmasıyla arkadaşları hayatlarını yitirir. Jonas ise bir şekilde hayatta kalır fakat yaşadığı travmayı bir türlü atlatamaz. Çukurda bir Megalodon gördüğüne kimsenin inanmaması ve arkadaşlarının ölüm sebebinin Jonas olduğu düşünülmesi ise karakterimizi derinden sarsar. 7 yıl boyunca işlerinden uzak kalan ve tedavi gören Jonas’a mariana çukuruna denizaltı gönderen bir arkadaşından gelen bir yardım mesajı üzerine arkadaşının tesisine doğru yola çıkar. Kitabımızın konusu kısaca bunu anlatıyor. Kitabın arkasında daha ayrıntılı bir şekilde konusundan bahsediliyor bu yüzden ben de aynılarını yazmak istemedim. Kitapta öyle sahneler var ki ağzınız açık kalıyor resmen. Kitapta tek rahatsız olduğum nokta çok fazla bilmediğim terim veya bilmediğim konular geçiyordu. Her ne kadar aşağıda dipnot olarak yazılsa da sürekli açıklamasına bakmak kitaba odaklanmamı biraz zorlaştırdı. O kısımlarını saymazsak kitabı gerçekten çok sevdim. Gerilim türünde harika bir eser olmuş bence. Zaten sualtı yaşamı çok merak ettiğim ve çok ilgimi çeken bir konu olduğu için daha fazla bağlandım kitaba. Kitabı bitirir bitirmez koşa koşa filmini izledim ve sonuç tam bir hayal kırıklığıydı. Gerçekten ancak bu kadar kötü bir uyarlama yapılabilirdi. O kadar bayattı ki kitabı okumasam filmden bir şey anlamazdım büyük ihtimal. Mesela köpekbalığının cinsi bile belirtilmemişti filmde. Karakterlerin duygusal bunalım sebeplerinin temelleri bile yoktu. Zaten kitapta olmayan bir çok farklı olay gerçekleşiyor filmde. İzlediğime pişman olduğum bir film oldu gerçekten. Sonu da öyle garip bitti ki resmen filmin bittiğine emin olamadım. Bence baya kötü bir filmdi. Belki kitabını okumasaydım sevebilirdim. Ama kitabı gerçekten çok iddialıydı ve filmin de bir o kadar iyi olacağını düşünüyordum. Sizler de izleyip görüşünüzü benimle paylaşabilirsiniz. Umarım sizler de kitabı severek okursunuz. Eğer okuduysanız düşüncelerinizi yorumlara bekliyorum.
Kitaba Puanım:5/5
🎞
Filme Puanım: 2/5