Ne yapsa kurtulamıyordu bu korku belasından. Önü korkuydu, yanı korkuydu, arkası korkuydu ... Yüreği, böylesi korkuların arasına gerilmiş, tın tın öten ince teller den fa rksızdı. İki "ben"e ayrılmış gibiydi bedeni; biri durmadan korkular üretip besliyordu, öbürü ise, bu korkularından nasıl kurtulabileceğinin "ben"iydi.