·176 syf.··Beğendi
···Okunma: 10 Eylül 2020 12:05 Kitabın ilk satırlarını okumaya başladığımda bu kadar hızlı bir şekilde kendimi olayların içinde bulacağımı tahmin etmemistim.
( -ne oluyor ya? Dedirtti.)
Yazar'in deyimiyle ''ergenliğ'e pasaport alan'' kahramanımız ve arkadaşlarınin sokaklarda yarattığı terörizmi ele alıyor; sonrasında kahramanımizin, 'çekirdek çıtlatıcı' anlatımıyla okuyucuyu da dahil etmesi güzel bir yaklaşım olarak görüyorum.
Toplumsal düzeninin sarsıldığını, insanların özellikle kadınların, çocukların ve yaşlıların gencler tarafından hayatları tehlikede olduğunu, yasalar'in tartışılır uygulamasıyla ile yazar'in eleştirisi açıkça görülüyor.
Bu kanı kaynayan, terör rüzgarlarını estiren genclerin(ergenlerin) okurken müthiş tiksintiyle nefret girdabına bogdugumuz, eylemleri tüm çıplaklığıyla ortaya seren anlatımıyla ön yargılı davranmamak elde olmuyor. ''Bıraksam mi? Acaba...'' bir tereddütte girerseniz sonuna kadar devam edilmesi gereken bir yapıt.
Hükûmet ne yapıyor diyeceksiniz şimdi?
Yasaları cigneyeni hapise atıyor tabiki :)))
Çekirgenin beli sıçrayistan sonra yakayi ele verdiğini de unutmadan okuyucuya 'kardesim' diye hitap eden Alex de ne yazık ki soluğu hapiste alır. Yargılanır. (14 sene)
Tüm olay bundan sonra başlar... işkenceler, dayaklar, hapishanenin kötü şartlari, gardiyanlar, yöntemler... ( uzar bu)
Bir deney yönteminin uygulanması kaçınılmaz olan; Alex'in ne yazık ki kobay olarak seçilmek zorunda kalıp ve hükümetin de uygulamasindan yana olup suçluları topluma kazandirmak için bir uygulama gerçekleştiriliyor.
15 günlük koşullandırma yöntemiyle mahkumun suç teşkil eden davranışlarla karşı karşıya getirip ignelerle rutin bir şekilde aksi duyguları uyandıran yepyeni makine insanlar üretmek.
Tekrar hayata saliverilen Alex'in hayati istediği gibi gitmemekle beraber, etme bulma dunyasiyla başbaşa kalıyor.
Mizahı yüksek bir kitap... tavsiye ederim
( biraz özet gibi oldu ama)