"Öfke ve Yakarış" şiirim.
Öfke ve Yakarış Şimdi elimde kalan parçalanmış sahifeler Davut'un hangi yakarış mezmurudur? Bir parıltının içinde saklanıyorsan tanrım Neden gözümü kamaştıran her ışıltın Ayazda kalmış çıplak bir çocuk doğuruyor? Hermon ve Misar dağlarında Davut'la sana yakaran bendim, Nuh'un gemisine ilk koşan bendim, ben! Neden irinli oklarını sapladın inancıma tanrım, Alev kusan insanlara neden yem ettin beni? Ahdin vardı Canavara teslim etmeyecektin kumrunun canını, Vurgun yemeyecekti kavmimin günahsızları, Madem sınadığın yedi günahın ortasında yakmamı istediğin küfrümdü Vicdanımın kasesinde neden yoğurmadın itikadımı? Davut değilim ben Değilim! yeryüzü altüst olsa Dağlar denizlerin bağrına devrilse, Sular kükreyip köpürse, Kabaran deniz dağları titretse Benim hisseme titrek bir inilti düşer Bu kadar acının ve kan yığınının ortasında seslenebilirsin şimdi soylu çocuklarına: Bütün kemikleriniz oynaklarından çekilsin Yüreğiniz balmumu gibi erisin Köpeğin pençesinden Azgın başan boğalarının öfkesinden Aslanın ağzından Yaban öküzlerinin boynuzundan bakın dünyaya Emanet ettim sizi vahşi hayvanlara...
Sayfa 12·Kitabı okudu
··
553 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Tek kelime ile efsane olmuş