Bu kitaba inceleme yapmasam içimde kalırdı. Çünkü başlarda çok sıkılarak okudum ön yargıyla yaklaştım sonunun da aynı olacağını düşündüm ama görüyorum ki çok yanılmışım.
Bu kitap bana, insanın anlattığı, dışarı yansıttığı ile içinde yaşadıklarının asla aynı olmamasıdır. Zeze de buna en büyük örnek.
Zeze, çok arsız ve yaramaz bir çocuk. Her ne kadar kadar yediği dayakları umursamıyor gibi gözüksede içten içe bunu yapanlara karşı kırgınlığı ve öfkesi bulunuyor. Ve bunu da ancak Portuga’yla arkadaş olunca farkediyor. Çünkü Portuga ailesi olmamasına rağmen onu sarıp sarmalar. Yaralarını iyileştirmeye çalışır. Yani bir insanın kalbine iyi gelip sana merhem olması için aile olmasına gerek yok. Bir bakarsın bir yabancı gelir tüm yaralarını sarar ve gider. İşte portuga da tam olarak o kişi. Sonunda çok ağladım çok üzüldüm. Okuması bir gün ama acısı bir ömür.