·272 syf.····Okunma: 17 Eylül 2020 16:21 İlk olarak kitabın içeriğinden bahsedeceğim. Dorıan Gray saf bir güzelliğe sahip başkarakterimizdir. Diğer karakterimiz Dorıan' ın yakın arkadaşı olan ve aynı zamanda onun portresini çizen Basil'dir. Basil o dönemde ünlü bir ressamdır. Basil bir gün Droıan Gray'ın portresini yapacaktır ve Dorıan o gün Lord Henry ile tanışır. Zaten romanın üç ana karakteri bunlar diyebiliriz. Yazar kitapta romanın bu üç ana karakteri için şöyle demiştir:
Basil Holward, ben olduğumu sandığım kişidir, Lord Henry dünyanın ben sandığı kişidir, Dorıan ise benim olmak istediğim kişidir; belki başka bir çağda...
Tüm olaylar portrenin çizildiği gün başlar. Portre çizilir ve çok güzel olmuştur. Basil ve Henry portreye hayran kalmışlardır ve portre için güzel sözler söylemeye başlarlar. O güzel sözler üzerine Dorıan gençliğinin güzelliğinin farkına varır. Daha sonra Dorian bir dilekte bulunur:
"...Ben hep genç kalsaydım da şu resim yaşlansaydı. Bunun için neler vermezdim. Varımı yoğumu verirdim. Ruhumu bile satardım." diyerek Dorıan' ın bu ilginç dileği kabul olur. Dorıan hep genç, yakışıklı görünür, yaşlanmaz fakat portre ise çirkinleşir. Tüm kötülükleri, günahları portre taşır. Bir zaman sonra da portrenin kötü görüntüsü Droian'ı rahatsız etmeye başlar. Ondan kurtulmak ister. Bunun için çok çaba sarfeder ama en sonunda portre yine odasında kalır, kurtulamaz.
Kitabın başından sonuna kadar sıkça toplum, aşk, sanat, din vb. pekçok konu üzerinde fikirler belirtilmiştir. Zaten kitabı okurken sürekli satırların altını çizmeden, satırlar üzerinde düşünmeden edemiyceksiniz. Kesinlikle etkileyici okunması gereken bir kitap.
Son olarak da romanın sonlarına doğru iki satır vardır, bu kitabın özeti gibi diyebilirim. O iki satır şöyledir:
Bir hüznün resmi gibi/ kalpsiz bir yüz.(syf.246)