Özgürlük savaşçılarını hep cehpelerde, dağlarda ya da düşüncelerinden dolayı hapislerde tanıdık...
Kitap bu yüzden bambaşka bir özgürlüğü ele alarak kendine hayran bırakıyor.
Cinsel suç iftiraları ile mücadele eden bir avukatın samimi ve son derece gerçekçi bir bakış açısından kaleme aldığı bu roman son derece beni etkiledi. Bazen gülmekten gözümden yaşlar gelirken bazense içim kan ağladı.
Kitabın karakterleri muhteşem tasarlanmış ve sade akıcılığı ile bir solukta okunuyor. Bu güzel eser 3 ayrı kısımdan 13 ayrı bölümden oluşuyor ve yazar tıpkı bir Nolan filmi gibi bir akıcılık ile hiç bir bölümde okuru sıkmıyor...
Türkler yeraltı edebiyatı yazamaz diyenlere kapak olacak cinsten bir orjinal konulu kitap okuduğumu bir iki bölüm sonra fark ettim.
Kitabın olumsuz bir yönünü göremedim, cinsel suçlarla mücadele eden kahramanımızın tabi ki de cinsel hayatını göreceğiz. "Su testisi su yolunda kırılır" diye boşa dememişler.
Her şey bir yana "zengin kız fakir oğlan" ve türevlerinden ya da "aşk acısı" nın 1001 türlü halinden sıkılanlar için edebiyata bambaşka bir konuyla ve orjinallikle gelen yazarın "Namus Namına Tutuklusun" romanını şiddetle öneririm.
Şimdiden keyifle okumalar dilerim...