Puan vermedi·448 syf.····Okunma: 22 Eylül 2020 10:53 İncelemeye başlamadan önce değinmek istediğim birkaç nokta var. Kitap birinin tavsiyesi üzerine aldığım ya da bir yerde görüp konusundan çok etkilenerek okumaya karar verdiğim bir kitap değil. Çok saçma satın alma hikayesi var hatta. ( Bundan bahsetmeyeceğim :) ) Kitabı satın almaya karar verdiğim zaman yanımda telefonum da yoktu. ( Yeni bir dönem ) :) Yazarı ya da kitap hakkında yazılıp çizilen şeyleri okumaya fırsatım da olmadı bu sebepten dolayı. Arka kapağını okudum. Siyaset, cinayet, adalet falan yazıyor dedim güzel bir şeyler çıkabilir. O günün gecesinde okumaya başladım. Okurken ön sayfaya yazdığım not : ( okumaya başlamadan önce içinde bulunduğum ruh halini ya da gün içinde beni etkileyen bir olayı birkaç cümle ile ön sayfaya not alma huyumdan bahsediyorum :) )
" Kafamın içini tamamen dolduracak, kendi dışında tek bir düşünce kırıntısına bile yer vermeyecek kadar çok sevmek istiyorum bu kitabı "
Ne kadar doğru bir cümle kurmuşum.
Öncelikle belirtmek isterim ki hayatım boyunca herhangi bir siyasi grubun üyesi olmadım herhangi bir siyasi partinin görüşünü benimsemedim.
Bunun sebebi çok belki. Ya da çok basit bir ifadeyle ilgi duymuyor oluşumdan kaynaklıdır. Bilemiyorum. İyilik ve güzellik adına yapılan her şeyi destekliyorum. Aklıma, kalbime, vicdanıma ters gelen her şeyi de eleştiriyorum ve reddediyorum.Takım tutar gibi bir partiyi ya da bir insanı desteklemiyorum. Aklımın ışığında birkaç yorum yapıyorum sadece. Kitap siyasi geldi biraz. Sol eğilimli yani. Bu anlatılanlar olmuş veya olmamış ben kitabı bu şekilde değil beni nasıl yakaladı ve içine aldı bu açıdan incelemek istiyorum. Diğer türlü bir inceleme yapmam için bir sürü araştırma yapmak, belgeye dayanmak gerekiyor hiç ilgimi çekmiyor açıkçası.
Kitapta geçen bir cümle beni çok etkiledi.
" Yaşayanın adaleti kusurludur. "
Ne kadar güzel bir cümle. Kendi içimde sağlamaya çalıştığım adaleti düşündüm. Ne kadar eksik ne kadar kusurlu.
Kitapta her şey var. Siyaset, güç, güç uğruna sönen hayatlar, işkence, acı, derin devlet, rüşvetçiler, medya tetikçileri, satılık gazeteciler.. Kısaca son yılların dünyası. Kendi dünyamıza çekilip dış dünyadan nasıl bu kadar uzak kalıyoruz. Gerçi işin içinde olmadıktan sonra dönen bunca dolaba nasıl şahit olunabilir ki ? Yazar ön yargılara sebep olmamak amacıyla takma isimle kaleme almış kitabı. Üslubunu beğendim. Siyaset ile ilgili olmasına rağmen anlamakta zorluk çekmedim. Kendini adaletçi diye tanıtan ve intikam alan karakter kitap içinde güzel saklanmış. Son vuruş timinin başında bulunan adama çok şaşırdım. Bir saniye bile sıkılmadan okudum. Bıraktığım her an aklım hep DM ' de kaldı. ( Ana karakterin isim kısaltması )
Kısacası siyasi düşüncenizi bir kenara bırakıp okursanız çok çok keyif alacağınız bir eser. Sonrasını sonra düşünürsünüz :)