·48 syf.····Okunma: 30 Ağustos 2020 14:16 Yazarın adı aslında Ömer’dir ve bu kitabında sekiz yaşına kadar olan anılarını anlatmıştır. Bu anılar Ömer büyüdükten sonra kaleme anılsa da sanki kalemi tutan hala sekiz yaşındaki o sevimli çocukmuşcasına bir anlatım hakimdir.
1800’lerin Osmanlısı ve o dönemin insanlarından anılar da kendini içtenlikle gösteriyor. Özellikle Ömer’in babasını ve babasının yaptığı saraçlık işini anlatırken ahiliğe değinmesi, okula başladığı zamanı anlatırken eğitim sistemine dalması, Ayasofya semtinde kayboluş macerasını söylerken o dönemin Ayasofya civarını okura adeta gezdirmesi gibi kısımlar okuru o dönemde yaşatıyor.
Hem çok neşeli, sevgi dolu hem de çok hüzünlü bir çocukluk geçiren Ömer, bu anıları neden kaleme aldığı sorulursa şu cevabı veriyor:
“Arzu ettim, yazdım. Diyelim ki bu da bir nevi çocukluktu.”