Gönderi

Söyleşiler Hakkında
10/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2020 41. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Eylül 2020 10:37
Bir yazarı, fikir adamını, aksiyon insanını, siyasetçiyi vb tanımak için pek çok yol mevcut günümüzde. Adeta imkanlar bu tip insanları, dünyaya mal olmuş bu insanları tanımamız için bize yol olmaktadır. Biraz çaba ile dünyaya mal olmuş bu insanları tanımamak işten bile değildir. Peki nedir bu yollar? Mesela, ilk olarak, hatıratları ve günlükleri ele alabiliriz. Bu türler, aradığımız kişiyi tanımak için ilk elden kaynaktır. Günlüğü yazan kişinin yaşadıklarını samimi bir üslupla kaleme alınmasına hatırat, günü gününe bunları yazmasına da günlük denir. Bunları yazan kişinin samimi bir şekilde yazmasından, tamamen kendisinden, yaşadıklarından, iç dünyasından bahsetmesinden dolayı bu iki tür, aradığımız kişiyi tanımak için ilk olarak başvurduğumuz kaynaklar arasındadır. Ama, bu iki türü her kişi kullanmamaktadır. Yani, adı her insanın dilinde olan mühim insanlar, her zaman günlük ya da hatırat yazmamaktadır. Bu durum, aradığımız kişi ile ilgili araştırmalarda ne kadar ilk sırada olsa da genelde ulaşamadığımız kaynaklı arasına sokmaktadır bu iki türü. (Bu arada, otobiyografiyi hatırat statüsünde değerlendirdiğimiz için bir daha zikretmeye gerek duymadık.) Biyografiler ve monografiler de çok kullanılmakta, aranmaktadır. aradığımız kişi ile ilgili neredeyse bütün bilgilere ulaşabildiğimiz kaynak statüsündedirler. Mevzu alınan kişinin; yaşadığı dönemden doğduğu ülkeye, mensubu olduğu görüşten dostlarına, çevresine ve daha fazlasına kadar pek çok bilgiyi içerisinde barındırmaktadırlar. Bu sayede aradığımız kişi ile ilgili daha objektif bir yargıya varabilmemiz mümkündür. Ayrıca, biyografiyi yazan kişinin görüşlerine de başvurarak aradığımız kişi ile ilgili yolum yapmamız daha da kolaylaşır. Ama, bu iki türde aynı günlük ve hatırat gibi, bazı kişilere yazılmakta bazılarına yazılmamakta veya yazılamamaktadır. Bundan dolayı ne kadar faydalı olsa da az önce zikrettiğimiz gibi her aradığımız kişi için bulamamaktayız. Bunların yanında, bir de söyleşiler diye bir araçta mevcuttur. ( Söyleşinin içerisine röportaj, mülakat, sohbet gibi türleri de kattığımız için bir daha zikretmeye gerek görmüyoruz). Bu araç, aradığımız kişinin yaşamından daha çok, çevresinden daha çok; fikri dünyasına, belli konulardaki görüşlerine ulaşmak için birebirdir. Bu sebeple, aradığımız kişinin manevi dünyası, yaptıkları işlerin perde arkası hakkında bilgi sahibi edinmek için söyleşile çok iyi bir araçtır. Yalnız, bu aracında az önce zikrettiğimiz türler gibi, herkesle yapılmamış ya da yapılamamış olması hasebiyle çok kapsayıcı değildir yani her zaman aradığımız kişi ile ilgili ulaşabileceğimiz bir kaynak değildir. Diğer türler gibi... *** Peki hangisi? Hangi türler daha faydalı olur araştırmamız için? Bu konuda bir görüş belirtmek yanlış olur. Yani bu tür daha iyi, diğeri daha kötü tarzında bir görüş belirtmek yanlış olur. Bunun bizce iki sebebi var. Birincisi, her araştırmacının araştırdığı kişi ile ilgili bulmak istediği yahut cevabını aradığı mevzu farklıdır. Biri o kişinin yaşadığı dönemi merak eder diğeri yaşamını, aradığı kişinin neler yaşadığını merak eder; bir başkası onun görüşlerini öğrenmek ister bir diğeri hem onun görüşlerine, yaşamına hem de araştırdık kişi hakkında başka görüşlere başvurmak ister. Velhasılı, herkesin amacı farklı olduğu için, bu tür en iyisidir demek yanlış olur. İkincisi, az önce zikrettiğimiz türlerin tamamı, birbirlerini tamamlar niteliktedir. Türlerin bir kısmı araştırdığımız kişinin hayatı ile ilgili, başka bir kısmı onun görüşleri ile ilgili, diğer bir kısmı onun hakkındaki görüşler ile ilgili veya o kişinin yaşadığı çevre ile dönem ile ilgilidir. Ve tüm bunlar, birbirini tamamlar niteliktedir birini alırsanız araştırdığımız kişi ile ilgili bir şeyler hep eksik kalacaktır. *** Bu eser, dünyaya mal olmuş on altı şahsiyetle yapılan söyleşilerden oluşmaktadır. Bazılarını günümüz gençleri, yani bizler, ilk kez diyebiliriz zira bu söyleşilerdeki zatların çoğu ya vefat etmiş ya da eskisi kadar seslerini duyuramamaktadır. Ama hepsinin geçmişten mühim konumları vardı (bu eserdekiler için konuşuyorum). Onların izinden giden pek çok kişi vardı ve halen daha var. Bu söyleşiler 1992-1997 yılları arasında yapılmış peyderpey o dönemdeki gazetelerde veya dergilerde yayınlanmıştır. Bu söyleşileri okuyunca bu şahsiyetler hakkında -eğer varsa- çoğu soru işaretleriniz gidecek, -eğer yoksa- yeni soru işaretleri oluşacaktır. Söyleşilerin yetersizliğinden veya kalitesinden değildi bu durum. O şahsiyetleri daha çok tanımak isteyeceğiniz den kaynaklıdır bu durum. İyi okumalar dilerim. Muhabbetle.
1000Kitap
SöyleşilerAkif Emre · Büyüyenay Yayınları · 201923 okunma
·
125 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.