Puan vermedi·70 syf.··Beğendi
· Kitap, yazarın da deyimiyle feministliğiyle öne çıkıyor. Bu zamana dek okuduğum en farklı feminist kitaplarından biriydi. Genelde yüksek rütbelere sahip insanların her akşam bir yerde yemek yiyip o masada kadınları ve etkenleri tartışıp, hak hukuktan bahsetmelerinden ileri gitmeyen kitaplardan ziyade okumuş, bilgili, cesaretli, özgürlükçü bir kadına bakan erkek zihnini anlatıyor kitap. Fenya'nın dış görünüşünün farklı olması ilk bakışta en çok dikkat çeken ve hayrete düşüren durumuydu. Sokağın ortasında bağırması, gülmesi, fikirlerini korkmadan söylemesi Max Werner'ın o kadar tuhafına gitmişti ki okurken 'gerçekten bunlara nasıl bu tepkiyi verebilirsin' diye kızıyorsunuz beyefendimize(!). Kitabın en dikkat çekici noktası ise düşüncelerinden dolayı yemek masasında bir erkek tarafından rencide edilen Fenya'ya kadınların da aşağılayıcı bakması, küçümsemesi oluyor. Yazar da kendi düşünceleriyle 'beni en çok dehşete düşüren olay' diye geçiriyor kitabından bu durumu. Öyle değil mi bugün kadınlar bile kadınlara destek olmazken hakkımızı savunmaya çalışıyoruz. Kime ve neye karşı?