~Spoiler içerir~
Yıl 1772.
Polonya için yıllarca sürecek olan ilk savaşın hazırlıkları yapılıyordu. İşin başında Rusya, Prusya ve Avusturya.. Bu üç ülke adeta pasta dilimlercesine ülkeyi kendi aralarında paylaştıracaklardı. Ve öyle de oldu, bu süreçte Polonya halkı ne yanlarında bir dost bulabildi ne de bir yardım eli uzatan.. bu yenilgi bir nevi Polonya için rahmet olmuştu.. bu sayede dikkatleri ilime, sanata ve edebiyata yönelmişti
Ve anlamışlardı ki silah değil bilgi daha kuvvetli bir kalkandı düşman karşısında. Yıllar içerisinde bir çok kere işgal altında kalmaya zorlanmış, bir çok milli kültür ve değerlerini kaybetme eşiğine gelmiş bu ülkenin vatandaşları, canları pahasına sarıldılar eğitime ve değerlerine. İşte o zamanlarda kurulmuştu “ Uçan Üniversite” dediğimiz gizli okul.
Halkın isteği ve gerçeği öğrenmeye olan ilgilerinden dolayı uçan üniversiteye her geçen gün talepler artıyordu. Fakat bu üniversitenin öğrencileri klasik özellikleri olan kişiler değil, belli vasıflara sahip nitelikli kişilerdi. Öğrenciler böylesine ilime sevdalı, bilinçli kişiler olunca nihayetinde de işin sonuçları da o denli güzel olmuştu.
Mesela Marie Curie bu okulun mezunlarından biri olarak en iyi emsal olmuştur tarihte.
Kısacası Polonyalılar var olma mücadelesi vermişlerdi, tavan aralarında, evlerinde ve bodrumlarda..
Evet, kültür savaşlarında yenik düşmemişlerdi
Taki savaş başka bir cihetten onları yakalayıncaya kadar.
Bu defa silahlar, bombalar yoktu..
Bu kez televizyonlar, diziler, eğlenceler ve gönüllerince benimsedikleri yabancı diller vardı, hem de yıllar boyunca dilleri uğruna bir çok mücadeleye girmişken...
Buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim kitabı okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum iyi günlerr kendinize iyi bakın
Uçan ÜniversiteÜmit Şimşek