7/10
·408 syf.··
2020 82. kitabı
Akbabanın Ağıdı |3+/5| Bazı dönemlerin aslında gerçeği gibi olmayabileceğini düşünürsünüz ya hani. Ortaçağ gerçekte nasıl geçti ya da Feodal Japonya zamanları. Benim için onlardan biri Vahşi Batı. Kovboyluk vesaire iyi de gerçek Vahşi Batı zamanları sanki bize kitaplar ve ekran yoluyla yansıtılırken daha farklı bir noktaya evriliyor gibi. Daha önce düşünülmemiş bir şey söylemiyorum, sadece belirtmek istedim. Akbabanın Ağıdı bir Western-Genç Yetişkin. Yalnızca orta yaşı geçginlerin zamanında TRT 1 vasıtasıyla izleyip sevdiği Vahşi Batı hakkında genç yetişkin türünde nasıl bir eser olabilir diye sormak isteyebilir insan kendine. Ben kitabın Vahşi Batı döneminde geçtiğini bilmeden kitabı almış biri olarak, durumu fark ettiğim an şaşırdım. Pek benzeri olduğu söylenemez çünkü. Western bir dünyada fantastik bir yapıt. Doğru. Kitabımız Western olduğu kadar da fantastik. Hikayemiz Nettie Lonesome isimli, beyaz bir çift tarafından evlat edinilmiş ama kendisine yıllar boyunca köle gibi davranılmış esmer tenli bir kızın macerasını anlatıyor. Zulümlerden zulümlere yolculuk ettiği ömrünün bir gecesinde, karşılaştığı, insan olmayan birini öldürüp bedenini kum etmesiyle hikayemiz başlıyor. Kitap bir serinin ilk kitabı olduğundan bir orijin hikayesi okuyoruz. Karakterle beraber dünyayı tanıyor ve yeni yeni olaylara şahitlik ediyoruz. İşin fantastik kısmı biraz tanıtımla sınırlı kalmış. Birçok farklı şey tanıyoruz ama pek çoğu yüzeysel olarak geçiliyor. Tür olarak ise yazar, başka eserlerden bilinen yaratık türlerini hikayesine yedirmiş. Açıkçası, kitapta kullanılan fantastik kitapların Western dünyasına daha derinden bir biçimde adapte edilmesini beklerdim. Bazı ufak yorumlar var tema farklılığından ötürü ama ufak olmakla kalıyor ne yazık ki. İnsan dışı fantastik unsurlar bir yana karakterimiz, erkekler ve kadınların arasındaki ilişkiler ve toplumdaki rollerine dair fantastik unsurlara da okuyucunun yanında tanık oluyor ve bu da, sık sık tekrarlanan ve bazen beyaz tahtaya yazılmak istenip de kitaba konmuş gibi duran cümlelerin doğmasına neden olmuş. Bundan şikayetçi değilim ama. Kadın-erkek rolleri ve ilişkileri konusunda dışarıdan içeriye doğru tanıklık eden bir karakter ilk defa oluyor olmasa da okuyucular tarafından hoş karşılanacak bir unsur. Bir noktada, Netflix nasıl bu serinin peşine diziye uyarlamak için düşmemiş diye merak da ettim. Irk, cinsiyet, roller ve tercihler, kendilerinin anlatmayı sevdiği konular. Çeviri konusunda kitaba özen gösterildiğini düşünüyorum. İngilizce kelime şakaları gerek çevirmen notlarıyla gerek kelimelerin orijinal haliyle bırakılmasıyla sağlanmış. Çınar yayınları, çok fazla yayınını alabilmiş olduğum bir yayınevi değil o yüzden, diğer kitaplarda da aynı özeni sağladıklarını ümit ediyorum. Kitabın devamı çevrilir mi bilmiyorum ama bence, devamı gelmeyecekse tercih etmekte şüphelerinizin olması gereken bir kitap. Hikaye, karakterin inşa olma hikayesi olduğu için devam kitapları uğruna bazı şeyleri tolere etmek gerekebiliyor. Hikayenin bir başı ve sonu olsa da devam kitaplarıyla daha çok anlam kazacağını düşündüğüm bir eser. O yüzden, Western bir dünyada fantastik bir genç yetişkin kitap nasıl olur sorusunun cevabını heyecanla aramıyorsanız, tercih etmeseniz de olur diyebileceğim bir kitap Akbabanın Ağıdı. Bir de aksiyon sekansları sanki daha iyi yazılabilirmiş, gibi geldi. Onun haricinde yazın olarak ise standart bir genç yetişkin seviyesinde. Düz cümlelerin yanında güzel cümleler de var, akıcı ama aklı yerinden sarsacak betimlemeler de yok. Çevre betimlemesi olarak biraz zayıf diyebilirim, kitabın başında harita olduğundan mıdır bilmem ama okurken öyle hissettim. Güneşe doğru atımızı sakin sakin süreceğimiz güzel günler dileğiyle. Kendinize iyi bakın.
Akbabaların AğıdıDelilah S. Dawson (Lila Bowen) · Çınar Yayınları · 201917 okunma
·
160 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.