Öncelikle kitabın Uğultulu Tepeler ve Jane Eyre esintileri taşıdığını söylemem gerek. Ki bu esintileri yazarların kardeş olmasına bağlıyorum.
19. Yüzyıl İngiltere'sinde kadının toplumdaki (ayaklar altındaki) konumundan bahsediyor konusundan yüzeysel bi şekilde bahsetmek gerekirse.
Klasik bir İngiliz edebiyatı kitabı. Okumaya başladığınız andan itibaren sonunu görebiliyorsunuz. Ama kitabın yarıda anlatıcı değiştirmesi aşırı hoşuma giden bir detaydı çünkü kadın karakterlerin ağzından anlatılan romantik romanların daha etkileyici olduğunu düşünmüşümdür.
Kitaba başlamadan önce incelemelerin, yorumlarını okumak istedim. Şükür spoiler yemedim. Ama karşılaştığım bir yorum vardı ki aklımdan çıkmıyor ve aşırı hak veriyorum. Kibar bir dille anlatmak gerekirse bir karakter var ve tüm argo kelimeleri dibine kadar hak ediyor. Kitaba girdiği anda kitabın havasını değiştiriyor bu karakter. Okursanız hissedeceksiz...
Okuduğunuz için teşekkürler.