Mükemmeliyetçiliği güneşe ulaşmak olarak benzetebiliriz, güneşe ulaşmak bir başka tabirle yok olmaktır. Aslında ona ulaştı denmez ona az ya da çok ulaştı denir. Ulaşılmışlık aslında yok oluştur. Bunu çok şeye benzetebiliriz. İnsan gibi, aşkta böyledir. Aşk, ulaşılmak istenen şeye duyulan meraktır. Aslında bilinmeyene duyulan keşif açlığı, sır ve gizemin ortaya koyma çabasıdır. Ne zamanki aşk bitti, o zaman ona ulaşıldı demektir. Ona ulaşıldı yani yok etti aşkını birinci sevgilini. Aslında bizi var eden gizemlerimiz ve sırlarımızdır. Bize aşk, sevgi, ilgi, temas ve diğer tutkular gizemin ve arzunun açlığından gelir. Her insan çözülmeyi bekler sevgilisi karşısında ve her insan bir sırrı-sualdir. Ne zamanki bitti o zaman mükemmel oldu yani kemale erdi yani yok oldu, Ne zamanki güneşe ulaştı o zaman sevgiliye kavuştu. Ne karmaşık değil mi? Bir sevgiliden bir sevgiliye ulaşmak. Bir başlangıç ve bir bitiş ve sonra bir daha başlangıç.
Doğduk, öleceğiz ve dirileceğiz. Mekemmel oldu Premetheus... Peki sonra