·616 syf.··Beğendi
···Okunma: 20 Ekim 2020 15:27 Tüm burjuvaların evinde bulundurması gereken bir kitap.
Yiyecek ekmeğiniz yoksa sevginiz de yoktur. Yakacak kömürünüz yoksa huzurunuzda yoktur. Giyecek hırkanız yoksa seratoniniz de yoktur. Ama burjuvalara nefretiniz varsa o zaman başka işte ah o zaman farklı oluyor her şey...
Adını Feriha Koydum dizisinden sonra yoksulluğu bu kadar iyi anlatıldığını görmemiştim. Maheude’nin oğlunun bacağı kırılmış, kadın “ ah gınalı guzum benim” diceğine eve para getiremeyecek,bir boğaza daha nasıl bakarım ben diyor. Gelecekle ilgili tek kaygıları karınlarını doyurmak. Ama alınyazılarını değiştirebilirler. Nasıl mı? Burjuvaların canına okuyarak. Bu kitabın yazıldığı 1880 lere kadar burjuva lanetleri bitmemiş günümüz 2020de de bu lanet bitmedi. Bundan 200 yıl sonra da bitecek gibi görünmüyor. Artık yerseniz...
Étienne denen kanı kaynamakta olan genç adam ben bu düzeni yıkarım ağalar diyor. Belki bir gün de. Yine siz yerseniz artık... Allahın cezaları anamızı bellediniz bu güne kadar diye başlıyorlar grev yapmaya. Yiyecek ekmek bile bulamazlarken burjuvalar hindi etli somun balıklı şaraplı portakallı ördekler yiyorlar. Tabi perdeleri bile açmaya korkarak. Her an yabani bir kömür işçisinin saldırısına maruz kalabilirler. Yabani bir kömür işçisinin saldırısına uğramaktan daha olan şey nedir? Birden fazla yabani kömür işçisinin saldırısına uğramak.
Yabani bir kömür işçisi yağlı ballı çörekler yemek isterken asil bir burjuva üyesi de yabani bir kömür işçisi olup kızlarla çimenlerin üstünde sevişmek istiyor. Belki de kitabın en trajikomik yeri. Fransa’da trajediler biter mi? Burjuva romanları bile trajedi niteliğinde. Maheude’ nin trajedisi bile bir sezon trajedi ihtiyacına birebir.
Önemli bir nokta ise sosyalizm ile anarşizmin farkını keskin bir şekilde görebilmemiz. Étienne pembe düşler kurarken Anarşist Souvarine bu medeniyet yıkılmadan tarih, insanlık başlangıç noktasına dönmeden düzenin değişmeyeceğini söylüyor. Bana göre de tek kurtuluş Nietzsche’nin üst insanı.
Daha çok okunması gereken bir kitap. En az suç ve ceza kadar iz bırakıcı. Maalesef sayfa çokluğunun kurbanı olmuş Türkiye’de. Kesinle sizde bir şeyler bırakan bir kitap.
İnsan eşitliğine ulaşmak için ne yapılması gerektiğini değil ne yapılmaması gerektiğini anlatan bir başyapıt.