spoiler içerir!!!
önce şöyle bir alıntı yaparak başlayayım;
"şöyle bir uslamlama yapmak yanlış sayılmasa gerek: içgüdüler birer ırksal anıdır aslında. güzeel. demek ki siz, ben ve hepimiz, bu anıları ana babamızdan alıyoruz. onlara da kendi ana babalarından kalmış bu anılar. demek oluyor ki, bunların kuşaktan kuşağa aktarılmasına yarayan bir araç ya da aracı var. işte bu aracı, weismann'ın tohum plazması diye adlandırdığı şeydir."
ve bu söylemlerinin öncesinde de buna örnek olarak neredeyse hepimizin yaşadığı, uyku esnasında bir yükseklikten tam düşerken uyanma anını veriyor. evet bu olayı bir ırksal anı olarak tanımlıyor. zamanında ağaçlarda yaşayan atalarımız için yüksekten düşme tehlikesi çok büyük bir korkuydu ve bu düşme sonucu hayatlarını kaybediyorlardı. o tehlike anında da hayatını kurtarabilenler dallara tutunmuş oluyorlardı.
bu şekilde son anda engellenen düşüş büyük bir şok yaratırmış. bu şok da bazı molekülsel değişimlere yol açıyormuş. bu değişimler de sonraki kuşaklara aktarılmış ve ırksal anı haline geliyormuş. yani biz tam o düşme anında dedelerimizin başına geleni hatırlamaktan başka bir şey yapmıyormuşuz. işte duygusal kalıtım...
ha unutmadan bir de yere düşme anı var. fark ettiyseniz neredeyse hiç yaşamayız bu anı çünkü düşmeden uyanırız. bunu da şu sebebe bağlıyor; dedelerimiz düştüğünde hayatlarını kaybettikleri için bunu gelecek nesle aktaracak zamanları kalmıyor.
( "eee kardeşim hadi benim dedem düştüyse ve ölmediyse!" diyorsanız onu ben de bilmiyorum :)