1000Kitap Logosu

Gönderi

İdarenin şeklini belirleyecek en önemli girişim: Ankara'nın Başşehir oluşu
9 Ekimde İsmet Paşa Halk Fırkasının bir toplantısında ''Türkiye devletinin makarrı idaresi Ankara'dır" şeklinde bir anayasa değişikliği önergesi verdi. Dört gün sonra Meclis bunu resmen kabul etti. Karar, geçmişten yeni bir uzaklaşma saltanatın kaldırılmasının mantıki bir sonucu anlamına geliyordu. Padişah gitmişti; imparatorluk şehri onu deviren devrimciler için hala elverişli bir yer değildi. Beş yüzyıla yakın bir süre İstanbul bir İslam imparatorluğunun başkenti olmuştu; muhteşem bir geçmişin solgun hayaletleri Sarayın ve Bab-ı Âlinin koridorları arasında hala uğursuzca çırpınıp duruyorlardı. Bir yanda camileri ve sarayları, kutsal yerleri ve saray maiyetiyle Türk İstanbul; öte yanda müteahhitlerin ve kompradorların kozmopolit tüccar topluluğuyla tatlısu Frenklerinin dış mahallesi Beyoğlu; bunlar, gerçekte ve Türk halkının zihninde, Mustafa Kemal'in kurmak istediği yeni Türkiye'ye bir merkez sağlıyamıyacak kadar geçmişle yakın ortaklık içindeydi. Böylece, meydana gelmekte olan değişiklikleri sembolleştiren ve iyice belirten yeni bir başkent seçildi. Yeni devlet bir hanedan, imparatorluk veya din üzerine değil, Türk ulusuna dayanıyordu ve başkenti Türk anayurdunun kalbinde idi.
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.