8/10
·238 syf.··
Beğendi
·
2020 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2020 02:40
İbrahim Kalın'ın kitabında ki temel argümanı İslam ve Avrupa'nın tarihsel etkileşiminden yakaladığı izlerle aslında sanıldığı gibi İslam ve Avrupa tarih boyunca birbirlerine düşman değillerdi zaman zaman Endülüs-Avrupa, Abbasi-Klasik Yunan bilgeliği, Osmanlı-Avrupa gibi kültürel hatta dini etkileşimler yaşamış olmalarıdır. Kalın bu değerlendirmesinden yola çıkarak -belki de kitabın yazılma amacını taşıyan- şu savla karşımıza çıkıyor “Tüm kültürler tüm içerikleriyle şartlar sağlanması durumunda birbirleri ile mutlu mesut yaşayabilirler.” Kalın’ın iddiasını desteklemek için elbette kullandığı belli başlı argümanlar var. Bunlar arasında Avrupa’nın Doğu’yu medya, akademik yazımlar ve edebiyat vasıtasıyla tanıyor olması. Böylelikle Edward Said’in ifadesi ile kafalarında egzotik ( kendi içine kapalı, modernizimden uzak mekanik toplum ) olarak algılaması ve böylelikle ben tasavvurları yanında keskin bir “doğu doğudur” çerçevesinde öteki anlayışlarının oluşması. Doğu tarafında yani İslam’ın klasik tasavvurunda Müslüman olsun olmasın hakların ve özgürlüklerin korunuyor olması vardır. Ancak Avrupa’daki kolonyal hareketler sonucunda geri kalmışlık ve ezilmişlik duygusuyla modern İslam tasavvuru da “Batı Batı’dır” anlayışı oluşmuştur. Tüm bunların yanında aklıma hep takılan sorular vardı. Sözgelimi şunu hep söyleriz Hitler veya Michael Jackson aslında gizli Müslümanlarmış veya Batı’ın oyunları bunlar hep İslam’ı yıkmaya çalışıyorlar gibi ifadeler bende hep acaba bunlar efsane olmuş sözler mi yoksa bir karşılığı batıda var mı acaba? Bunlara cevap bulduğum bir kitap oldu diyebilirim.
İslam ve Batıİbrahim Kalın · İsam Yayınları · 20191,884 okunma
50 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.