Puan vermedi·168 syf.··
2020 49. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 01 Kasım 2020 17:06
Hikaye her bir karakterin hatta eşyanın ne istediğinin söylenmesiyle başlıyor. Bir şapkanın , uyuyan bir kadının saçının dahi rüya da tarandığını görmek istemesi gibi . Benzetmeleri çok farklı, bir insanın herhangi bir eşyaya benzetilmesi , onun özelliklerine sahip olması garip geliyor okurken. Çöp tenekesindeki hikayenin ve bu hikayeyi yazan adamın yaşamı , saç örgüsü gibi birbirine dolanmış. Sombrero bir şapka . Şapkanın hikayesi o kadar saçma ki ama bu saçma olaylarının içerisine cımbızla yerleştirilmiş -yada içerisinden cımbızla çekilen- insan duyguları o kadar gerçek ki. Cümlelerin ruhu donmuş sanki , tıpkı sombrero gibi. Varlar ama hissedemiyorsun. Öteki yandan hikayenin yazarı terk edilmiş bir aşık. Acılar içerisinde , hiçbir şeyden zevk almayan -pardon Japon kadının hayalleri hariç- biri. Gerçekliğini hissettiğim tek şey Japon kadının rüyaları. Kısa ve öz rüyalar. Sombrero.. Hikayenin içinde bir şapka , varlığının ne anlama geldiğini kimsenin bilmediği , görüldüğü andan itibaren olayların başladığı sonra varlığının unutulduğu. Yazar o şapkaya ne anlam yükledi ? Belki de yaşarken elde etmeye çalıştığımız , sonra o yolda yürürken amacımızı şaştığımız ve onu unuttuğumuz şey. Şey !?
Sombrero Bir Japon RomanıRichard Brautigan · Altıkırkbeş Yayınları · 200664 okunma
·
65 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.