uzun bir süre okuduğum karların içinde sıcak bir uyku gibiydi bu kitap.
Nasıl anlatılır bilemiyorum, bağışlayın. Erzurum soğuğu, köylü çocuklar içinde iki öğretmenin çocuğu, Leylim nine türküler, Ertegün Üsteğmen, Seçil, İclal öğretmen, köy ensititüleri...
Bir kırk yedili olmak üniversite de. Size ne anlatabilirim ki? söylenecek çok şey var. Altını çizebileceğiniz kitabın ta kendisi var. Okuyun, hissedeceksiniz o zaman Erzurum kışını, Rusların bir zaman dağlarda söylediği öfkeli şarkıları duyumsayacaksınız, çocukluğunuzu, ailenizin yalanlarını, riyakarlığı, git gide eksilen inceliği, sahip olduğunuz el dikimi ipek gecelikler içinde hiçbir şeyinizin aslında olmadığını, kitaplarınız yasaklanırken içinizi kavuran öfkeyi, yitirilen haklarınızı almak için çıkan yüksek sesinizi... Bir ortanca çocuk gibi. Sizi oturtacaklar bir işkence sandalyesine. çırılçıplak bırakacaklar. bir tek siz kalacaksınız bütün hürlerinizle. susmayacaksınız, sesiniz kadar kelimelerinizle.