Hayatta zaman zaman çıkmazlara düşeriz ve intihar bir çözüm gibi gelmeye başlar. Hayatımızın ne zaman sona ereceğini bilmezken yapacaklarımızı ertelemek ve hatta ondan bir çırpıda vazgeçecek sözler sarfetmek, eylemler gerçekleştirmek kolaydır. Çünkü daha zamanımız vardır. Bir hayata sahibizdir ya da ondan vazgeçebilecek kadar şanslıyızdır çünkü o hayat bize bahşedilmiştir. Hepimiz ne zaman, nasıl öleceğimizi bilmek isteriz bi yandan da bu gerçekle yüzleşmekten korkarız. Veronika bu gerçekle yüzleşerek son günlerini yaşamaya başlıyor. Onun için bonkörce harcayacağı bir zaman yok ve bu zamanda pişmanlıklara, keşkelere, ertelemelere de yer yok. Dr.İgor'un tezi ''Ölüm bilinci bizi daha yoğun yaşamaya yöneltir'' başlığını taşır ve Veronika bütün hayatından daha dolu dolu yaşar ölümü beklediği zamanı.
Bu dünyadan ayrılırken neye bakmak istediğimi kavradım: senin yüzüne... der ve ölümü beklemek bile tatlıdır. 'Seni seviyorum' diyerek sevdiğinin kollarında, şarap kokuludur ve başını okşuyordur...Hayatınızın değerini anlayıp, sevgiyi bulmanız dileğiyle...