DEMİR ALTIN YORUM
7/10
·672 syf.··
2020 205. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2020 07:24
Demir Altın İsyan’dan 10 yıl sonrasını konu alan, hiç beklenmedik kadar değişikliklerle dolu bir kitaptı. Öncelikle ne hissetmem gerektiğini ben de tam olarak çözemedim. O yüzden kafanız karışırsa şimdiden özür diliyorum. Kısaca konusunu anlatmak istiyorum size. İlk üçlemeyi okuyanlar bilir, isyanın ardından gelen Kısrak’ın idaresi altındaki adaletli yönetim devri başlamış bulunuyordu. Ancak Küller Lordu’nun devam eden düşmanlığı henüz tam bir refah ortamının oluşmasına izin vermiyordu. Hükümdarın söz verdiği gibi refah ortamına ulaşamayan halkın ayaklanma adımlarını okuyoruz genellikle. Belirtmeliyim ki Demir Altın ile başlayan yeni üçlemenin ilk üçlemeyle bağlantısı çok az. Çünkü yazar aynı karakterleri kitabında işlese de ilk üçlemede okuduğumuz genç karakterler yok karşımızda. Mesela Darrow çok çok değişmişti. Azmi yerini Hırsa ve güç tutkusuna bırakmıştı ki bu kitapta Darrow’dan neredeyse nefret ettim. Verdiği kararların yanlışlığından dolayı getirdiği ağır yıkımlar beni çok kızdırdı. Arkadaşlarının ölümünden eskisi kadar etkilenmiyor oluşu, daha doğrusu üzülecek kadar bile içten içe umursamayışını okumayı hiç sevmedim. Darrow bu kitapta çok katıydı ve vurdumduymazdı benim için. Gelelim Sevro’ya. Sevro zaten ilk üçlemeden beri inanılmaz sevdiğim karakterlerden birisiydi. Bu kitapta olgunlaşan ve baba rolüne bürünmüş bir Sevro okuyoruz. Bazen deli dehşet tavırları olsa da o kadar kusur kadı kızında da olur diyerek konuyu burada kapatıyoruz. Kitabın ilk üçlemeden farklı olarak 4 ana karakter üzerinden anlatılıyor oluşu ise çok hoşuma gitti. Okurken hiç farklı gelmedi ve yabancılık çekmedim hatta. Bu arada kitap Lysander, Darrow, Lyra ve Ephraim karakterleri üzerinden anlatılıyor. Kitapta gerçekten beni dumura uğratan çok şey oldu. Hiç beklemediğim şeylerle karşılaştım, o kısımları okurken gerçekten çok çok şaşırdım. Yazarın bu yönü zaten en sevdiğim özelliklerindendi ve kitabı okunur kılan yönlerden bir tanesiydi bence. Kitapta sevmediğim yönlerden de bahsedeyim o halde. Kitabın yaklaşık ilk 200 sayfasında biraz bunaldım. Nedense anlatılmak istenene bir türlü gelemiyormuş gibiydi kitap. Ondan sonrası su gibi aktı ama ilk kısımları okumaktan pek keyif almadığımı da belirtmek istiyorum. Onun dışında kitabın biraz aceleyle yazılmış olduğu düşüncesine kapıldım okurken. Bazı kısımlar yazara yakışmayacak kadar baştan savma gibiydi. Bilmiyorum, yazar sanki aklında olan düşüncelerini yazmak için bölüm yazmış gibiydi bazı kısımlarda. Demek istediğim kurguya katkısı olmayan, daha doğrusu yazılmasında pek maksadı olmayan kısımlar vardı ve bu kısımları okurken neden yazıldığına pek mana veremedim. Yine de kitabı sevmiş gibi hissediyorum kendimi. Ama ilk üçleme benim gözümde karşılaştıramayacağım kadar harikaydı. Demir Altın’dan beklentim gerçekten çok yüksekti çünkü yazar Sabah Yıldızı’nda çıtayı iyice yükseltmişti. Bu kitaptan beklentim çok yüksek olduğu için mi pek beğenmedim bilmiyorum ama size kesinlikle okuyun diye önereceğim bir kitap değildi. Hatta devam kitabını eğer çok uyguna bulursam alır okurum, yoksa almayı pek düşünmüyorum. Yine de kaybedecek bir şeyiniz olmadığı için eğer uyguna bulursanız okumanızı tavsiye ederim. Ama bence Sabah Yıldızı bu seriyi sonlandırmak için harika bir kitaptı, fazla uzatmanın pek alemi yok yani. O halde keyifli okumalar diliyorum. 3.75/5
1000Kitap
Demir AltınPierce Brown · Pegasus Yayınları · 2018304 okunma
·
319 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Bende bu kitapta Darrow'a oldukça sinir oldum ve Cassius'a karşı çok büyük sempati beslemeye başladım fakat o da çok kısa sürdü...Yazarın seriyi Sabah Yıldızında sonlandırması çok daha iyi olurdu bencede ama kitabın sonunu (Demir Altın) yine merak uyandıracak şekilde bitirmiş.
Zeynep
Gönderi Sahibi
Yorumunuza kesinlikle katılıyorum, Cassius bu kitapta benim için de çok iyi bir karakterdi ama dediğiniz gibi kısa sürdü ne yazık ki, kitabın sonu heyecanlı bitse de ilk üçleme kadar kaliteli olmayacak gibi geliyor bana, yine de umarım okuduğumuza değer bir seri olur😊
Kalite konusuna katılıyorum çünkü Eprhaim ve Lyria karakterlerini çok da sevemedim ve bu savaş mevzusu gereksiz uzadı.Dansçı'nın Darrow'a karşı olması falan da hoş değil,kaliteyi düşürdü dediğiniz gibi.
Zeynep
Gönderi Sahibi
Aynen öyle, yeni karakterler pek de iyi kurgulanmış sayılmazlardı bence, Darrow’u zaten bu kitapta hiç sevmediğim için hiçbir konuda da haklı göremedim. Bakalım devam kitapları nasıl olacak, toparlayabilecek mi😊