Budala. Dostoyevski'nin ikinci baş yapıtı olarak bilinen eser. Bu eserinde, sara hastası bir gencin şu dünyada dürüst ve açık bir insan olarak yaşamakta ne kadar zorlandığını konu alıyor. Toplumun iki yüzlü bir sistem üzerine dayanarak ayakta durduğunu gözler önüne seriyor. "Bu dünyada dürüst olmak 'budala' olmaktır" çünkü. İlk bölümden sonra kitapla ilgili düşüncelerimin değiştiğini söylemem gerek. İlk bölümde normal bir Rus klasiği gibi ilerliyor kitap. Karakterlere alışıyorsunuz, aşkı hafiften hissetmeye başlıyorsunuz. İkinci bölümde karakterler bir anda değişiyor ve biraz bocalıyorsunuz açıkçası. Üçünçü bölüme kadar durgunlaşıyor ve okumak biraz zor geliyor. Aslında Dostoyevski bu kitabında, özellikle üçüncü bölümden sonra hissedilmeye başlanan, toplumsal düşüncelerine ve eleştirilerine yer veriyor. "Bu kadar hayranlık yeter! Sağduyuya dönme zamanı geldi. Bütün bu batıcılık, ünlü Avrupa'nız, fanteziden başka bir şey değil. Yabancı ülkeler için de bizler birer fanteziyiz." diyor eserde. Rusların aslında bir vatan anlayışının bulunmadığını, bu yüzden her şeye sonuna kadar inandıklarını ileri sürüyor. Kitap her ne kadar aşk romanı olarak anılsa da bence aşk baya bir geri planda kalıyor. Psikolojik değerleri çok daha fazla. Ana karakterimiz olan Prens Mışkin gibi Dostoyevski de bir sara hastası ve Prens'in başından geçen olaylardan bazılarının yazarın kendi anıları olduğu söyleniyor. Budalalık derecesinde iyilik, saflık, masumiyet içinde olan Prens Mişkin, aynı zamanda -Dostoyevski'nin kendi ifadesiyle- hastalık derecesinde dünya nimetlerinden ve hırslarından kopmuş bir budalalık içerisinde yaşıyor. Sevmekten başka bir şey gelmiyor elinden. Müthiş bir zekaya sahip ancak insanlar bunun farkına çok geç varıyor. Kitapta aynı zamanda çok güçlü bir kadın karakter de mevcut. Nastasya Filipovna; güzelliğin, baştan çıkarıcılığın, olgunluğun, hafif meşrepliğin simgesi. Bütün bu yönlerinin bilincinde ve zaman zaman hırçınlıkla kendini dışa vuran bir kadın Nastasya. Sonunun böyle bitmesini hem bekliyordum hem de beklemiyordum sanırım. Daha farklı bir son olabilir miydi onu da bilmiyorum aslında. Siz de okuduktan sonra beraber tartışalım. 4/5