Uğultulu Tepeler. Bronte kardeşlerden Emily Bronte'nin meşhur eseri. Kitap, kadınların kitap yazmasının, sanatla uğraşmasının hoş görülmediği zamanlarda yaşadıkları için Emily'nin mahlası olan "Ellis Bell" ismiyle yayınlanıyor ilk başta. Bu kitap aşkın, nefretin, intikamın kitabı. Söylenene göre Emily, karakterleri oluştururken kendi hayatından da esinleniyor. Zaten karakterler o kadar güçlü ki. Onlar ne hissediyorsa siz de aynılarını hissediyorsunuz. Aşkı bu kadar güçlü işleyen bir kitap daha okuduğumu hatırlamıyorum doğrusu. Birbirlerine delicesine bağlı, aynı zamanda da birbirlerinden ölesiye nefret eden iki ruh.. “Her şey yok olup sadece o kalsa, ben yine var olurdum; her şey yerinde kalıp da o ortadan kaybolsa, evren bana tamamen yabancı olurdu. Ben onun bir parçası olamazdım.” diyor Catherine. “Senin yokluğun... Ah, Tanrım! Sen, ruhun toprağa gömülü halde yaşamak ister miydin?”diyor Heathcliff. Spoiler vermek istemediğim için kitapla alakalı hiçbir şey söylemiyor ve bu zevki size bırakıyorum. #hergünebirkitap 5/5