The English Patient. Yıllar önce ilk kez Poyraz Karayel'de duymuştum adını. Kitabın yazarı Michael Ondaatje Sri Lanka doğumlu. Daha sonra Kanada'ya göç etmiş ve İngiliz Edebiyatı üzerine birçok çalışma yapmış. Bu kitap da çalışmalarından en başarılı olanı ve en bilineni. Kitap ilk çevrildiğinde İngiliz Casus diye basılmış ancak günümüz çevirilerinde İngiliz Hasta diye geçiyor. Kitapta tek bir ana karakter yok bence. Bu kitap dört ana karakterin öyküsü. Uçağının düşmesi sonucu her tarafı yanıklar içinde olan ve bilinç kaybı yaşayan bir adam.. Kendini bu adamın tedavisine adayan bir hemşire.. Savaş sırasında casusluk yaparken yakalanan bir hırsız.. Ve her an ölümle burun buruna gelen korkusuz bir bomba imha uzmanı Sih asker. Roman boyunca karakterler hakkında yeni bilgiler edinmeye devam ediyorsunuz. Bu kadar farklı hayatları olan insanların yollarının bu şekilde kesişmesi oldukça tuhaf geliyor. Hepsinin kendine özgü sırları var. Edindiğiniz bilgilere kitabın sonuna gelene kadar güvenmemeniz gerekiyor. Aynı kitabımızın İtalyan hırsızı Caravaggio'nun dediği gibi "İyi konuşmacılar insanı baştan çıkarır. Sözcükleriyle köşeye sıkıştırırlar." İşte kitap da bunun gibi üstü kapalı sözlerle dolu. Sarsıntılı aşkları, çaresizliği bu sözcüklerin gizeminde bulacaksınız. Okuduktan sonra kesinlikle filmini de izlemenizi öneririm. 4/5 #hergünebirkitap