Kitabın konusu:
Galaksinin uzsk ucundaki bir uzay istasyonuna taşınmanın sosyal hayatı öldüreceği kesindir ama kimse Hanna'ya sahiden öldürülebileceğini söglememiştir.
Satış rekorları kıran İlluminae'yle başlayan destan, iki yeni karakterin BeiTech saldırısının ikinci dalgasıyla karşılaştığı Heimdall Uzay İstasyonu 'nda devam ediyor. Hanna istasyon komutanının şımarık kızıdır, Nik ise ünlü bir suç ailesinin gönülsüz mensubudur. Galaksinin en sıkıcı uzay istasyonundaki yaşamın gerçekleriyle başa çıkmaya çalışırlarken Kerenza İstilası' nın haberini taşıyan Kady Grant vr Hypatia' nın Heimdall'a
yaklaştığından habersizdirler.
Seçkin bir BeiTech özel timi, istasyonu işgal ettiğinde Hanna ve Nik yuvalarını korumak için bir araya gelir. Üstelik uzaylı yaratıklar mürettebatı teker teker avlanmaktadır. Ve istasyonun solucan deliğinde, uzay-zaman sürekliliğinini akşam yemeğinden önce parçalayabilecek bir arıza belirmiştir. Çok geçmeden Hanna ve Nik sadece kendi yaşamlarını değil, Hyptia'daki hatta belki evrendeki herkesi kurtarmak için savaşmak zorunda kalacaktır.
Gemina için ne söyleyebilirim bilmiyorum çünkü illuminae kitabına söylediğim herşey bu kitap için de geçerli. Kesinlikle karakter, konusu ve hikaye bakımından zengin bir kitap. Karakterler çok fazla yani isimleri ara sıra unutuyorsunuz ama kitap hatırkatıyor aralarda o yüzden sıkıntı çekmiyorsunuz olaylar da öyle normal bir kitap gibi yazılmamış yani okuycaksanız bilin.
Kitaba gelicek olursak illuminae daha heyecanlıydı sanki (içinde zombiler vardı*-*) ama Gemina da olaylar da çok ilginçti özellikle beni şoka uğratan yerler bolca vardı. Yani daha ne söyleyebilirim ki eğer İlluminaeyi okuduysanız ve yazarın tarzını benimsediyseniz kolayca okunabilecek bir kitap. 3. Kitabı da 2 kitap okduktan sonra başlarım diye düşünüyorum çünkü böyle bir kitabı okuduktan sonra mola vermek daha iyi. Keyifli okumalar.