·172 syf.····Okunma: 20 Kasım 2020 17:08 Çete lideri Alex ve 3 arkadaşının vukuatları ile başlayan bu kitabı okumak benim için biraz sancılı oldu açıkçası. Çünkü hırsızlığı, insanları darp etmeyi, tecavüzü hayatlarının merkezine koymuş ve bundan tahmin edebileceğinizden çok daha fazla zevk alan birinin hikayesini okumak midenize kramplar girmesine sebep olabiliyor.
Kısa bir özet geçecek olursam, o dönemde çeteler insanlara geceleri göz açtırmıyor. Bir kadını öldürmesiyle hapis cezasına çarptırılan Alex devlet tarafından suçluların ıslah edilip iyi bir birey olarak topluma kazandırılması yönünde yapılan çalışmalarda denek oluyor.
Kitabın ilgi çeken noktası burada başlıyor. Ceza kanununun amacı suç işlenmesini önlemek olsa da bundan zevk alan hükümlülerin bu suçları tekerrür etmemeleri için bu yeterli mi ? Peki ya içinde kötülük barındıran birini deneylerle iyi biri haline getirmek ama bunu yaparken o kişinin sağlığıyla oynamak ona acı çektirmek ne kadar doğru ? Bu konuda fazlasıyla kararsızım aslında. Olaya toplum gözünden mi yoksa Alex'in gözünden mi bakmam gerektiğini bilmiyorum tam olarak. Ülkemizde böyle bir durumda olaylara nasıl bakardım diye düşünüyorum. Bir taraftan devlet kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamakla görevlidir derken, diğer bir taraftan kişi rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz diyorum.
Peki irade dışı bir iyilik, iyilik midir ?