Serinin 3. kitabı olan mumya tuzağı çok akıcı bir kitaptı. Ahmet Buğra babasının mesleği olan askerlik nedeniyle Ardıç köyüne taşınırlar. Yeni eve alışmayan ve sürekli birilerinin onu izlediğini ailesine anlatan - ama aile bunu umursamaz özellikle babası - Ahmet Buğra bir gün arkadaşı olan Yusuf'un evinde kalırken ortadan kaybolur. Babası Ahmet Buğra 'nın kaybolmasını Amasya' daki yaptığı müze gezidinden kaynaklandığını düşünür ve araştırmaya koyulur.
Rüya Şebnem Hatun köşklerini yapmakta olan nakkaş Serkan'a gönlünü kaptırır. Nakkaş Serkan aşkından deli divane olmuştur. Bunu fareden Moğol kralı Noyan gidip kızı nakkaş Serkan' a ister. Rüya Şebnem Hatun'un ablası sınıf farkından dolayı kızı vermez. Moğol kralı reddedilmeyi kabul edemez ve büyük bir kıyım başlatır....
Amasya 'da ciddi cinayetler işlenmeye başlamıştır. Ahmet Buğra' nın müzeden yüzüğü çalması ile olay iyice karışmıştır. Acaba komiser bu olayları birbirine nasıl bağlayacak??
"Elbette farkettim lakin bu sevda mümkün görünmez. Bülbül güle aşık olursa ilelebet ağlamaya mahkumdur, bilesin"
Ben gerçekten çok beğenerek okudum. Yazarımızın kalemine sağlık. Şans sizden yana olsun bol kitaplı günler dilerim