Puan vermedi·239 syf.··Beğendi
···Okunma: 21 Kasım 2020 02:50 Yıllardır ismini duymama rağmen çok geç okuduğumu düşündüğüm kitaptır. Gerçi bazı kitaplar insanı, hayatının belirli dönemlerinde bulur ve o dönemine isim verir. Benim için böyle bir kitaptır. Kitabın anlattığı zaman, mekan ve sosyal ilişkiler bu toprakların zengin hikayeci mirasının ve unuttuğumuz zengin dilimizin müthiş bi harmanıdır.
Her ayrıntısı incelikle kurgulanmış, içerdiği çetrefilli dile ve tedavülden kalkmış kelimelere rağmen sürükleyiciliğinden hiçbir şey kaybetmeyen bi masaldır. İhsan Oktay Anar'ın hayalgücüne de şapka çıkarmak gerekir. Osmanlı'daki Lağımcılardan tut, dilenci loncasına, yeraltındaki istihbarat örgütünden tut korsanlara kadar her yere girip çıkılır kitap boyunca. Tüm bunları bu kadar detaylı anlatabilmek de sağlam bir bilgi birikimi gerektiriyordur diye düşünüyorum,
Sonları bitmesin diye yavaş okunsa da beyhude bi çabadır bu. Bana hayal kurmanın güzelliğini tekrar hatırlattığı için her zaman ayrı bir yeri olacak bu kitabın. Bitirdikten sonra Yüzyıllık Yalnızlık kitabının yanına gururla yerleştirilir. Üzerine Secret Garden dinlenilmesi de tavsiyedir.