1000Kitap Logosu

Gönderi

Makar Devuşkin
Hadis Rivayet Coğrafyası'nı inceledi.
335 syf.
·
4 günde
·
7/10 puan
Selamun Aleyküm Öncelikle yazarın daha önceden hakkında çalışma nadir bulunan bir konuyu çok geniş bir kapsamda ele aldığını söylemem gerekir. Bundan dolayı yazarı tebrik ediyorum. Lakin bana ne kadaf düşer bilmem ama benim yazım daha çok kitapta hatalı gördüğüm noktalar üzerinde şekillenecek. İlk olarak benim gözümde yazarın en büyük hatası kitabın amacının çok geniş bir alanı içine alması ve hepsine değinmek maksadıyla sanki bir kitap değil de sıralı bilgilerin derlenip toplanıp bize sunulduğu bir çalışmaya dönüşmesidir. Hicri ilk 150 yılda hususen üç önemli şehir vardır. Bunlar: Kufe, Basra ve Medinedir. Ancak yazar tüm rivayet coğrafyasini ele alabilmek gayesiyle 6 ana 6 da ara şehir olmak üzere fazlaca şehir incelemesinde bulunmuş. Mesela Mısır gibi bir şehrin ilk 150 yılda öneminden bahsetmek çok da yerinde olmamiştir. Halbuki bahsettiğim üç şehirden bir tanesi bile çok geniş bir yelpazeye sahipken sadece temel bilgileri çok da sistemlestirmeden sıralamak okuyucuyu sıkmaktadır. Yazar yorumuna çok nadir yer vermiş konu yoğunluğundan konuyu yetistirebilme gayesiyle temel bilgilerle yetinmistir. Ve önemli ilim merkezleri ele alınırken oradaki en önemli kişileri fazla ele almiştir. Mesela kufe örneginden gidelim yazar Kufe'de 10 tane sahabe ve 20 tane tâbii incelemiştir. Aslında baktığımızda Kufe diyince aklımıza daha çok Hz. Ali ve Abdullah b. Mesud gelmektedir. Kanaatimce bu kadar geniş olarak isimleri ele almak yerine bu iki sahabinin ilim halkalarından taabinle iliskisinden bahsetse bunları detaylandırsa çok daha yerinde olacaktı. Bir diğer değineceğim nokta ise dipnotlardır. Dipnotları incelediğimizde karşımıza çok fazla Zehebi'nin siyeri, Taberi'nin Tarihi gibi eskiden tüm bilgilerin toplandığı ve kolay bulunduğu eserleri görüyoruz bu yazar için bir kolaylık olsa da alanla ilgili kitaplar seçseydi daha yerinde olacaktı. Ayrıca ravilerin hadisleri yazdırıp yazdırmayacağı ile ilgili kısa bir bilgi verilmiş ve bunların kaynagi olarak da daima Azami'nin Dirâsât adlı eseri gösterilmiştir. Daha değineceğim bir çok nokta olsa da bununla yetineceğim ve kitabı okursanız mutlaka okumaniz gerktigini düsündügüm Ömer Faruk Maden hocanın değerlendirme yazısını da sonrasında okuyun derim. Amacım yazarı eleştirmek değil sadece bu alanda eserler yeni yeni ortaya konuyor ve yazar muhtemelen eser olmadigi icin 150 yıla bize sunmak istedi ama altından kalkmak zor oldu. Yine de hocamızı tebrik ediyor, muvaffakiyetler diliyorum.
Hadis Rivayet Coğrafyası
OKUYACAKLARIMA EKLE
2
Beğeni
Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.