·544 syf.··Beğendi
···Okunma: 18 Kasım 2020 23:20 İkinci şans kitabı diye hevesle başladığım ama hevesimi kursağımda bırakan bir kitabın yorumuyla geldim.
Özledim Seni’nin arka kapağını okuyunca çok umutlanmıştım. Ama kitap her bakımdan benim için tam bir hayal kırıklığı oldu.
Bir kere yazarın dili çok ağır. Yani anlatımı o kadar mıy mıy ki ilerlemem için adeta birilerinin beni arkamdan ittirmesi gerekti sanki.
İkinci olarak kurgu saçma sapan. Kitabın son 20 sayfasına kadar çift bir araya gelmiyor. Yani bu öyle birlikte olup ayrılan, yıllar sonra karşılaşıp bir araya gelen ve 2.şanlarını yaşan bir çift falan değil.
16 yıl önce sadece bir kere karşılaşmış, asla aralarında bir şey olmamış iki insanın ayrı ayrı hayatlarının hikayesi sadece.
Kitap boyunca ikisinin farklı insanlarla olan ilişkilerini, ailelerini, arkadaşlıklarını okudum ve sürekli neden diye sorguladım. İki ayrı saçma hayat okucaksam bunlar neden sonunda birleşti? He birleşeceklerdi madem neden hiç yan yana gelmediler.
Hayır bir de o kadar saçma ki yaşadıkları. İkisi de o kadar aptal ki. Hayatları iğrenç. İğrençten kastım ikisinin de hata üstüne hata ve yanlış dolu mantıksız hayatlar yaşaması. Yani başlarına gelen olaylar karşısında verdikleri tepkiler kabul edilir cinsten değil.
Hayatta güzel tesadüfler falan vardır mantığı yaratılmış ama olmamış. Zaten tesadüfen olan şeylerin sonucunda da bir halt olmadığından işin o kısmı da havada kalmış.
Hiç bir kısmını sevmedim. Kurguyu sevmedim. Karakterleri sevmedim. Hikayeyi sevmedim. Yan karakterleri bile sevmedim. Allah’ım normalde olsa üzüleceğimiz bir karakteri bile sevmedim o derece sevmedim siz düşünün.
Sanırım yorumum kısaca şu olabilir.
Hiç sevmedim. Sevmedim. Sevmedim.