Puan vermedi·184 syf.··
2020 60. kitabı
Japon edebiyatından dilimize geç kazandırılmış olsa da açığı kapatacak kadar etkin bir eserle karşı karşıyayız. ‘Kumların Kadını’, anlatımı ve Kafkaesk çağrışımları ile unutulmayacak bir roman. Bir böceğin yaşama ilham olan tuzağı ve kum yığınları arasında yapışkan bir tutsaklık… Yaşamın tuzla buz olduğu, hiçbir şeyin artık eskiye benzemediği bir ıssızlıkta, durmadan çabalayan, cezanın kaçmakla iç içe geçişinde çaresiz kalan bir adam. Dağıldığı yerde yeniden başlamanın umudu ve aslında hep biraz eksilmeyi yaşayan. Kobe Abe’nin “Kumların Kadını” böylesi bir parçalanışı, aşılabilir gibi görülenin orta yerinde hapsolmayı anlatır. Kafka’ nın eserlerindeki dünyayı çağrıştıran Kumların Kadını avının peşinden giderken, kendini av olarak bulan Cumpei Niki’nin farkında olmadan sadece gidiş bileti alıp, hiç bilmediği bir yaşamın kapısını aralayışının öyküsü. Cumpei Niki, kendini kumun dansına kaptırıp ender bulunan bir böceği yakalamak telaşıyla geride kalan yaşamın bunalımlarından kurtulduğuna o kadar inanır ki, hayalle gerçek arasındaki sınırı yitirir. Kumun büyüsü içinde zaman ve mesafe kavramları başkalaşır. Kumdan kafesine ulaştığında yepyeni bir varoluş öyküsünde bulsa da kendini, tutsaklığı, mantığıyla örtüşmeyecek denli saçmadır… Tuhaf bir iklimde, çok iyi bildiğini sandığı kum koşulları arasında nasıl bir hapsoluşa mahkûm edildiğini anlayamaz. Sarı-gri bir labirentin içinde, attığı adımlar onu hep aynı noktaya; en başa taşırken zihnindeki bulanıklık ortama uyumlanır. Yanında ise bütün yaşamsal belirtileri silinmiş, hayali bir kaleyi bekleyen askerle özdeş bir kadından başka kimse yoktur. Evinde bir gece konaklamayı umduğu bu kadına, birlikte kâbus gibi bir hikâyeyi paylaşacaklarını bilmeden sığınır. Bu da bütün hayatını altüst edecek, bildiği ve hatta emin olduğu her şeyi bir anda tersine çevirecek bir başlangıç olur.
1000Kitap
Kumların KadınıKobo Abe · Monokl Yayınları · 20172,901 okunma
·
12 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.