Yine okumaktan pişmanlık duymadığım bir Zweig eseri.Her sayfası sanki bir film sahnesi.Kitapta 2 öykü var.İki öyküde de merak,heyecan peşinizi bırakmıyor.Sanki siz de sayfanın bir köşesindeymişcesine olayların içindesiniz.Karakter tahlillerinin gerçekçiliğinden soyut alemden çıkıp olanları somutlaştırmanız çok basit.Kendinizi birden Paris'in kalabalık sokaklarında bulabiliyorsunuz.Betimlemeler de hiç can sıkıcı değil,olması gerektiği gibi.
İkinci öykü bana Korku'yu anımsatmasına rağmen yazar konuyu farklı yönden ele almış.Asıl konuşulması gereken ilk öykü.Esere ismi verilen öykü:Bir Zanaatla Beklenmedik Karşılaşma.Zanaat diyince birbirinden farklı meslekler aklımıza gelir fakat yankesicilik kimsenin aklına gelmez.Zweig yankesiciliği,hırsızlığı öyle bir anlatmış ki sanki eğitimi alınası bir şey.Ana karakterimiz gözüne kestirdiği yankesicinin her hareketine hayran kalıp onu öve öve bitiremiyor.Ana karakterin kendisi de bir yankesiciymiş gibi gözüne kestirdiği hırsızın her hareketini tahmin edebiliyor.
Artık sokakta gezeceğim zamanlarda ben de Paris'te başıboş dolaşan kahramanımız gibi karakter tahlili yapacağım.Belki bir yankesiciye denk gelirsem kahramanımız gibi onu övmek yerine polise bildiririm.
Okurken çok keyif aldım zaten kısa bir eser hemen bitirebilirsiniz.Zweig yazdıysa da okuyun derim pişman olmazsınız.
(instagram:ahmetinkitaplari takip ederseniz sevinirim. :) )