Bir toplum, halk, kitleler ne ölçüde denetlenebilir? İktidarın gücü insanları nasıl sınırlandırabilir?
Bağnazlığın insanları ne derece değiştirebilecegi, sorgulamanın, farklı düşünceye sahip olmanın getirdiği olumsuzluğu eleştirili ve öngörülü bir dille anlatan Orwell, şüphesiz bizleri geleceğe dair uyarıyor.
Her şeyin tümüyle devletin denetiminde olduğu, her türlü muhalefetin yok edildiği toplum modelinde amaçsa, bireyi özgür kılan değerleri ve zevkleri yok ederek egemen güce koşulsuz itaat sağlamak..
Peki bu hangi koşullarda ve nasıl gerçekleşecekti?
Elbette bir yandan büyük biradere duyulan bağlılık ve sevgi diğer yandan saldırgan içgüdülerle grubun dışında kalanlara nefret gösterileriyle.
Bizlere çok yabancı gelmeyen totaliter rejimlerde sıklıkla rastlayabileceğimiz manipüle etme yollarından biri olan bu yöntem, insanların üzerindeki etkisini sürdürüyor. Hatta içsel korkulara dokunarak bir denetim mekanizması oluşturuyor."Führer Emret Biz Yapalım." sloganında gördüğümüz itaat anlayışını ise yeniden canlanmış halini Orwell'ın anlatımıyla bir kez daha tanıklık ediyoruz..
George Orwell'ın 1948'te kaleme aldığı bu roman, bizlere gerçeklik algısının ötesinde ama tam anlamıyla kurgusal diyemeyeceğimiz bir dünyayı yaşatıyor. Romanın en çarpıcı yanı ise Orwell'ın distopyasının benzerinin yaşanmış ve yaşanabileceği olgusudur.Defalarca okuyabileceğim, bilgi ve birikimim arttıkça bende oluşturduğu etkinin büyüyeceğine inandığım bu kitabı kesinlikle sizlerede tavsiye ederim..
Keyifli okumalar dilerim.