·183 syf.····Okunma: 07 Aralık 2020 01:38 “Küçücük çocuklara her şeyi neden anlatmak gerek?”
“Hakikaten de sevgili Portuga,bana her şeyi çok erken anlattılar.
Hoşça kal!” Zeze...
Bu satırlarla son bulan eseri,muhtemelen çoğu kişi çocukluğunda okumuştur.Fakat kendi adıma iyi ki bu yaşımda okumuşum ,bunu rahatlıkla söyleyebilirim.Zeze’nin acısını ,aslında ne istediğini o kadar iyi anladım ki acısını ve hasretini yüreğimde hissettim.Sevgiye,ilgiye muhtaç,fakirliğe göğüs geren ama en fazla yalnızlığa direnen bir çocuk.Babasını,annesini anlayan ve seven,etrafındaki insanları hisseden çocuk bedenine sahip büyük bir ruh.İnsan bir ağaca dostluk için sığınabilir mi?Bunun cevabı için ‘Zeze’ gibi acının,özlemin gölgesinde güneşe hasret beklemek gerek.Bir çocuğun hayata dair her şeye özlemini anlatıyor bu kitap.Aklıma binlerce acı çeken çocuk geldi,bu eseri okurken hep ‘Aylan’bebeği düşündüm.Kıyıya vuran bedeni ,gözlerimi kendisine pelesenk etti.Evet dostlar çocuklar acı çekiyor,çocuklar ölüyor!Hayat sadece yemek ,tatil ,kapitalist yarışlar ve basit ihtiraslardan ibaret olmamalı.Unutmayalım!Bir çocuk acı çekiyorsa hiçbir şey yolunda değildir.
İnsan merhametini gösterdiği kadar büyüktür.Merhameti ve sevgisi kadardır...Bu kitabı okurken ağlayanlara selam olsun...