Hugo'nun kalemini çok sevdim. Mahkumun o dört duvar içerisindeki ruh halini okuyucuya geçirmede oldukça başarılı olduğunu düşünüyorum. Kitap idam cezasına ve idam alanını panayır alanına çevirip, çılgınca eğlenen topluma eleştiri niteliğinde yazılmış bu açık.
Önsözünde uzun uzadıya açıklamış kendini yazar. Yazar suç işlemeyi bir hastalık olarak görmüş ve bunun tedavi edilmesi gerektiğini savunmuş. Kitapta kimsesiz bir çocuğu örnek göstererek, yolunu bulamayan bu çocuğun suça meylini, zorunluluklarin suça ittiğini ifade etmiş, idam cezasının sadece kişiyi değil aynı zamanda ailenin her bireyini yani toplumu etkilediğini, ailenin toplumdan dışlandığını belirtmiş. Kendilerinden birinin başına geldiğinde kolaylıkla idamın kaldırıldığı adaletsiz adalet toplumun diğer kesimine geldiğinde adaletin kestiği parmak acımaz düsturuna dönmüştür. Günümüzde idam cezası gündemde iken bu konuda beni düşünmeye iten enfes bir kitaptı. Herkesin okuması gerek diye düşünüyorum.