Puan vermedi·336 syf.····Okunma: 12 Aralık 2020 11:16 Gary Small psikiyatri kariyerinin en ilgi çekici vakalarını kitaplaştırmış. Karısı Gigi de yazma sürecinde ona yardımcı olmuş. "Bir Psikiyatristin Gizli Defteri" okuması oldukça kolay, akıcı ve eğlenceli bir kitap. Tıbbi terimlere biraz hakim olmak da okuma sürecini daha zevkli hale getiriyor. Yazarın asistanlıktan tecrübeli bir psikiyatriste dönüşmesine şahit olmak her ne kadar ileride klinikte çalışmak istemesem de oldukça aydınlatıcıydı. ("Beynine Bir Kez Hava Değmeye Görsün" kitabını aklıma getirdi bu yönüyle birçok yerde.) Vakalar oldukça ilginç fakat sanıyorum psikiyatriye az buçuk ilgisi olan - ki magazinsel özelliğinden dolayı psikiyatri her zaman ilgi odağı olmuştur - çoğu kişi önceden benzeri vakaları bir şekilde okumuş yahut duymuştur. Bu açıdan kitap, bana düşünce kitaplarından yorulduğum bir dönemde biraz dinlenip kafamı toparlamam için fırsat tanımış oldu.
Gary Small mizahi ve samimi bir dille okuyucuya ulaştırıyor anılarını. Hastalarıyla konuşup sorunun ne olduğunu anlamaya çalışırken kendi tepkileri ve duygularına da odaklanıyor hastayı yanlış yönlendirme mek için. Böylece okuyucuyu da ilişkilerdeki çatışmaların kendimizin de farkında olmadığımız en derinlerimizde gizlenen anı, düşünce ve duygularımızdan kaynaklanabileceğini yahut etkilenebileceğini göstermiş oluyor. Ve psikiyatristlerin hasta görüşmelerinde kendilerinden sıyrılıp nasıl psikiyatrist kimliklerine büründüklerine ışık tutuyor.
Kitap her ne kadar farklı farklı anılardan oluşuyor olsa da anılar bir bütünlük içerisinde ele alınıyor ve böylelikle anlatıdan kopmadığınız, soluksuz bir psikiyatri serüvenine çıkmış oluyorsunuz. En etkilendiğim anı sanıyorum sonuncusuydu. Bu bölümde Gary akıl hocasıyla ilişkisine yoğunlaşıyordu. Kitap boyunca Gary'ye sahip çıkan bu babacan adam, öğrencisine bir daha asla unutamayacağı muhteşem bir ders veriyordu.
Kitabın sonlarından teşvik edici ufak bir alıntıyla bitireyim: "Hayatımız boyunca hemen hepimiz duygusal çatışmalarla karşılaşırız. Bu çatışmalarla mücadelede savunma mekanizması olarak ister mizahı kullanalım ister inkârı, zihnimizin nasıl işlediğini durup düşünmek hiç şüphesiz bize hem içsel bir aydınlanma hem de rahatlama sağlayacaktır."