Ali Ural'ın elimde Cesur Yeni Dünya'yı görüp Zamyatin'in Biz isimli kitabını da oku beğenirsin demesi üzerine almıştım. Zamyatin'i o güne kadar hiç duymamıştım. Küçük bir google araştırmasından sonra kitabın Aldoux Huxley, George Orwell, Kurt Vonnegut, Ursula K. Le Guin gibi yazarlara ilham kaynağı olduğunu öğrenince hemen okumak istemiştim. Yanlışlıkla cep boy sipariş ettiğimi fark edince geç gelmesin diye iptal etmemiştim hatta.
Biz 1924'de yayımlanmış distopik bir roman.
Kitapta kişinin kendisiyle ilgili söz hakkının olmadığı, her kararın devletin isteği doğrultusunda alındığı bir gelecek anlatılıyor. Yanlış hatırlamıyorsam zaman dilimi 26. yüzyıl. Her distopyada olduğu gibi bireyselcilik yasak. Bu yüzden 'ben' değil 'BİZ'. Her şey toplum yararına olmalı ama devletin emrettiği şekilde. Ana karakterimiz D-503. İsimler yok, sayılar var. İnsanlar bu şekilde anılıyor. Çünkü bu dünyadaki en kutsal şey matematiktir. Kuralların dışına çıkmayan ve inancının doğruluğundan emin olan D-503 hayatına giren başka bir sayı sayesinde durup sorgulayabilecek, duvarın arkasını görebilecek midir?
Kitap bazı kısımlarda zorlaşsa da okuduğum en karanlık distopyalardan biri oldu. Fakat en çarpıcısı diyemem. Tamamen sakin bir kafayla başladığım halde dönüp tekrar tekrar okuduğum cümleler oldu. Yine de irdelemeye çalışmak güzeldi. Göründüğünden daha fazla anlam barındıran bir eser. Bu kitapla birlikte okuyucular tarafından Kara Dörtleme olarak adlandırılan distopyaların hepsini okumuş oldum. (1984-Cesur Yeni Dünya-Fahrenheit 451-Biz)
Sırada daha karanlık distopyalar var🌪