Yağmurlu bir öğlenden sonra, kalabalık bir kentin sakin bir sokağına bakan büyük bir pencerenin önünde oturup iç hesaplaşmalarla kendini yaralayarak okunmayı hak eden bir kitap. Her sayfası nakış işler gibi işlenmiş, mükemmel bir kurgu. İnsanı kendi kalbi karşısında çıplak bırakıyor yazar. Yüreğim bulandı, içim sancıdı. Edebiyat bana bunları hissettirebiliyorsa iyi edebiyattır. Hayatımın belirli dönüm noktalarında geriye dönüp tekrar tekrar okuyacağıma inandığım bir kitapla tanıştım. Bugün, biraz da bunun için ağladım.