Hiç şüphe yok ki ABD'li Jack London ülkesinin en tanınmış romancılarından biridir. Öyle ki eserleri en çok yabancı dile çevrilen ABD'li yazar da kendisidir. Bu durumun sebeplerinden birisi de hiç kuşku yok ki yaşamı boyuca oldukça üretken bir yazar olmasıdır. Onlarca eserin müellif olan Jack London'ı daha çok Demir Ökçe, Beyaz Diş, Martin Eden, Deniz Kurdu gibi eserlerinden tanısak da Adem'den Önce gibi çok farklı işleri de mevcuttur.
Adem'den Önce, evrim alanında çalışmaları olan iki bilim insanı Darwin ve Spencer'dan fazlasıyla etkilenmiş; evrim teorisini somutlaştırmak gayesiyle kaleme alınmıştır.
Gel gör ki kitapta anlatılanlar bilimsellikten oldukça uzak olup farklı "homo" türleri iç içe etkileşim halinde yaşamışlar gibi bir evren yaratılmıştır. Kitabın ana karakterleri muhtemelen neandertallerdi. Ateş insanları ise yine muhtemelen homo sapienslerdi. Zira ana karakterlerin yaşadığı sürüdeki türler birbirleriyle iletişime geçemiyorlardı. Kelime dağarcıklarının çok dar olduğu belirtiliyordu. Avcı toplayıcı türlerdi ve bir kısmı hala ağaç tepelerinde yaşarken bir kısmı ise mağaralarda hayat sürüyorlardı. Ateş insanları ise daha kılsız görünüyorlar ve aralarında konuşmalar geçiyordu. Ayrıca ok ve yay gibi bir silahları vardı ve ateşi kullanmayı öğrenmişlerdi.
Bir de kitabın sonunda ağaç insanları olarak tanımlanan bir tür daha vardı ki bunu ben de anlamadım. Kızıl-Göz bu türe mensuptu. Ama karakterlerimiz ile aynı sürüde yaşıyor ve bu sürüdeki kadınları eş olarak seçebiliyordu. Hatta bir çocuğu da olmuştu. Demek ki aslında ağaç insanlar da neandertaldi ancak daha farklı görünüyordu. London romanında birbirinden belki de yüz binlerce yıl uzakta olan türleri bir arada hayal etmişti. Bunda bir sıkıntı yok. Zira hem o dönemde bilimsel gelişmeler şimdikinden çok gerideydi hem de önümüzdeki eser bilimsel bir makale değil, bir roman.
İçeriğe gelecek olursak, bana göre olaylar örgüsü sürükleyicilikten uzaktı. Baştan sona kadar acele ile yazılmış bir eser izlenimi yarattı bende roman. Jack London'da karakter gelişiminin ne kadar önemli olduğu ve karakterlerin ne kadar iyi resmedildiği Martin Eden ve Deniz Kurdu romanlarından bilinmektedir. Adem'den Önce'de ise bunu göremedik.
Yine de daha evvel yazılmamış bir konuda cesurca bir adım olarak görüyorum kitabı. Konu olarak özgün bir eser. Jack London'ın evrim teorisine olan ilgisini göstermesi ve bu teoriye bakış açısının anlaşılması açısından da önemli.