Gönderi

Puan vermedi·304 syf.··
2020 162. kitabı
Lockhart’dan okuduğum ikinci kitap ve kesinlikle 2014’te yazdığı Yalancılar kitabından sonra kendini fazlaca geliştirmiş. O kitabı çok sevdiğimi hatırlamıyorum, bazı yerlerde neler olduğunu anlayabilmiştim ama bu kitapta o yoktu. Sürpriz sonlu bir kitap oldu benim için. Şikâyetçi olduğum birkaç yer olsa da beğenerek okudum. Kitabın arkasında yazan “Eğer hayatını tekrar yaşasaydın, neyi farklı yapardın?” sözü beni etkilemişti. Zaten okumaya başlayınca bütün konunun bu söz üzerinden gitmesini güzel buldum. Tam anlamıyla konusuna sadık kalmış. Adelaide Buchwald yaz tatilinde köpekleri gezdiren (köpeklerin isimleri çok güzel), bağımlı bir kardeşe sahip olan ve daha yeni büyük bir ayrılık atlatmıştır. Bu ayrılık sırasında köpek gezdirirken Jack ile tanışır ki kendisi benim en sevdiğim karakterdi ama sonra hayal kırıklığına uğradım. Adelaide, Jack’ten çok hoşlanır ve aralarında bir şeyler olmaya başlar, ya da sadece Adelaide öyle düşünmüştü. Şimdi gelelim kitabın arkasında yazan o söze. Hayatta bazen “keşke şöyle yapsaydım…” dediğimiz zamanlar çok oluyor. Bu kitapta da yazar Adeliade’in yaşadığı olayların farklı versiyonlarını farklı evrenlerde nasıl olacağını yazıp anlatmış. Eğer Adeliade o gün köpek gezdirirken Jack ile konuşmasaydı neler olurdu veya konuşmaya başka bir şey söyleyerek başlasaydı neler olurdu onları görüyoruz. Ama bunlar sayfalarca sürmüyor küçük birer paragraf ile bizlere 3-4 farklı versiyonlarını anlatıyor ki ben bu olaya bayıldım. Çünkü bazen kitaplarda bile “keşke şöyle deseymiş” dediğim yerler oluyordu ve bu kitapta sorularıma bu şekilde cevap bulmak çok güzeldi. Bütün bir kitapta beni en çok rahatsız eden şeylerden biri mesajlaşmaların çok olması ve artık kim ne yazmış takip edememekti. Kimin yazdığını anlayamadım ve geriye dönüp baştan ilk kim başlamış diye okuyarak bulduğum yerler oldu. O kısımlar beni rahatsız etti. Adeliade’in bağımlı kardeşiyle aralarında oluşan o bağı gözlerim dolarak okuduğum yerler oldu. Ve kitabın sonu… Asla öyle bir şey beklemiyordum. Adeliade’e hayat zaten vurmuş bir de gelen geçen vuruyor. Erkeklerden yana zaten şansı yok kızın. En çok ona üzüldüm. Aşık olup kendini ifade etmeye çalışıyor karşıda ki anlamıyor ama iki gün sonra tekrar “ben çok hatalıyım beni affet” diye ağlıyor. Gerçekten benim için “Yalancılar” kitabından o kadar farklıydı ki. Bu kitabı belki sevmem diye korkmuştum ama iyi ki başlamışım. İngilizce kitap okuyan herkese öneririm ben çok beğenerek okudum. Dili ağır değildi çok dolambaçlı cümleler yok ama elinize bir iki kez translate alırsınız benim aldığım yerler oldu baya.
Again AgainE. Lockhart · 20203 okunma
·
31 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.